(4686 S. K. m. 1, 6) (1086 S. K. m. 438, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4686 Sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu 21.6.2001 tarihinde kabul edilmiş ve 5.7.2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Gerçekten anılan yasanın amaç ve kapsam başlıklı 1. maddesi uyarınca yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği veya anılan kanun hükümlerinin taraflar ya da hakem veya hakem kurulunca seçildiği uyuşmazlıklarda Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun uygulanması zorunludur. Ancak önemle vurgulanmalıdır ki, Yasa, 5.7.2001 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.
Taraflar tahkime bağımsız bir sözleşme yaparak (tahkim sözleşmesi) gidebilecekleri gibi asıl sözleşmelerinde tahkime ilişkin hüküm koyarak (tahkim şartı) da gidebilir. Burada aslolan tarafların iradeleridir. Nitekim somut olayda taraflar 6.12.1987 günlü sözleşmelerinin 67. maddesiyle iradi tahkim yolunu seçmişler ve sözleşmenin yapıldığı bu tarihteki mevzuat uyarınca anlaşmazlıklarının çözüme kavuşturulacağını kararlaştırmışlardır. Bu tarihten çok sonra yürürlüğe giren Milletlerarası Tahkim Kanununda bir geçiş hükmü bulunmadığından 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun sözleşmeleri 5.7.2001 tarihinden sonraki tarihi taşıyan uyuşmazlıklar hakkında uygulanacağı, daha önce var olan ve devam eden uyuşmazlıklarda ise, tarafların serbest iradeleriyle o tarihteki mevzuat uygulamasını seçtiklerinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, gerek hakemlerin verecekleri kararların maddi hukuka uygunluğu, dolayısıyla maddi hukuka aykırılığın temyiz nedeni olacağı ve gerekse eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi hakem tayinine ilişkin kararın HUMK. nun 516-536. maddeleri hükümleri doğrultusunda temyiz incelemesinin yapılması gerektiği kabul edilmelidir.
Bütün bu açıklamalar ışığında mahkemenin 17.7.2002 tarih 503-436 sayılı kararı incelendiğinde; Yukarıdaki saptamalar karşısında, yasaya aykırı olmakla mahkemenin (hakem tayini ile ilgili mahkememizden verilen karar Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca kesin nitelikte verilmiş karar olduğundan kesin nitelikteki kararların temyiz yolu bulunmadığından temyiz isteminin reddine) şeklinde kararın kaldırılmasına;
Aynı nedenlerle, mahkemece HUMK. nun 520. maddesi yerine 4686 Sayılı Kanuna göre hakem tayini usule aykırı olmakla temyiz edilen kararın davalı yararına bozulması gerekir ise de; hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK. nun 438/son maddesince değişik bu gerekçeyle onanmalıdır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, temyiz itirazlarının reddi ile yukarıda yazılı değişik gerekçeyle sonucu itibariyle doğru olan hükmün ONANMASINA, fazla yatırılan ilam harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy