(818 S. K. m. 12, 173, 174) (6762 S. K. m. 540, 542)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Koop. vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat İsmail Satıkboğa ile davalı Kooperatif vekili avukat Ö. Serdar Gürbüz ve dahili davalı İsmet Özşener geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı ile dava dışı Abdullah Emirdoğan arasında zorunlu şekil koşuluna uygun olarak yapılan ve Adana 4. Noterliğince doğrudan düzenlenen 28.12.1994 gün ve 56595 yevmiye numaralı sözleşme uyarınca; davacı, yüklenici olarak Adana İli, Seyhan İlçesi, 1. Bölgede bulunan 172 pafta, 1849 ada ve 165 parsel sayısında tapuya kayıtlı taşınmaz üzerine kat karşılığında inşaat yapmayı yüklenmiştir. Davacı yüklenici, ayrıca davalı ile yaptığı 14.7.1995 günlü sözleşme hükümleri gereğince de, yukarıda belirtilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinde kararlaştırıldığı üzere kendisine iş bedeli olarak verilecek (A, B) Bloklardan ibaret toplam (44) adet daireleri yaparak davalı Kooperatife kayden temlik etmeyi de üstlenmiştir. Bu sözleşmenin 2. maddesinde iş bedelinin (30.000.000.000) TL. olduğu yazılı bulunmaktadır. Sözleşmenin 6. maddesi ise Bu anlaşmanın imzalanmasından, işin bitimine kadar geçecek süre içinde yüklenici vergilerin arttığını, yeni vergilerin konulduğunu, fiyatların yükseldiğini, işçilik ve nakliye ücretlerinin artırıldığını ileri sürerek kendisine fiyat farkı verilmesini isteyemez. Ancak, imzalanan mukavele yıllara sari mukavele olduğundan Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yıllık fiyat farkları ile yıl içerisinde demir, çimento, akaryakıt ve alüminyum, kereste vs. gibi Bayındırlık ve İskan Bakanlığının fiyat farkı uyguladığı malzeme kalemleri için çıkarılmış veya çıkarılacak fiyat farkı kararnamelerinden yüklenicinin seçtiği kararnameye göre fiyat farkı uygulanacaktır. hükmünü içermektedir. Davacı da bu madde hükmüne dayalı olarak; 14.7.1995 inşaat ruhsat tarihi ile kooperatif üyelerinin oturmaya başladıkları Ocak 1999 tarihleri arasındaki devreye ait olduğu ileri sürülen eskalasyon birim fiyat farkları ile malzeme fiyat farkları niteliğindeki alacaklarından ötürü, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasıyla (30.000.000.000) TL. alacağın ödetilmesini talep ve dava etmiştir.
Tapu kayıtları kapsamlarına göre, davalı kooperatife yapılarak teslim olunması gereken taşınmazların 20.7.1998 tarihinde onun adına; 1999 yılının Eylül, Ekim ve Aralık ayları ile 2000 yılının Ocak ve Şubat aylarında ise kooperatif ortakları adına tapu sicili üzerinde kayden temlikler yapıldığı ve tapu kayıtları oluşturulduğu sabit bulunmaktadır.
Davalı Kooperatif Genel Kurulunun 21.6.1997 günlü toplantısında çevre düzenlemesi, elektrik yer altı kablo ve abonman işlemi, tapu masrafları ile ASKİ işlemleri ile ilgili masraflar hariç, her bir dairenin maliyetinin (2.643.000.000) TL. olduğu karara bağlanmış ve protokol başlıklı olarak düzenlenen ve kooperatif üyeleriyle, başkanı ve davacı şirket temsilcisi tarafından imzalanan belge ile 20.7.1997 ila 20.11.1998 tarihleri arasındaki süre içinde her ayın 20. günü ödenmek üzere kooperatif ortaklarınca keşide olunan senetler davacıya teslim olunmuştur. Bu belge kapsamına davacı tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmediğine göre davalı kooperatifin 44 üyesinin de açıklanan şekilde davacıya ödeme yaptığının kabulü gerekmektedir.
Davalı kooperatifin dosya kapsamına sunduğu ve kapsamına davacı tarafça da herhangi bir itiraz ileri sürülmeyen 7.12.1998 günlü yazı, davacı tarafından kooperatif üyelerine gönderilerek bütün daire sahiplerinden (300.000.000) TL. ilave ödeme yapılması istenmiş ve üyelere Taahhütname başlıklı belgeleri düzenleyerek vermiştir. Bu belgelerin kapsamlarından, belgelerin düzenlendiği tarihten itibaren tapuların verilmesi işlemleri de dahil hiçbir ödeme talebinde bulunmayacağını ve kendilerini ibra ettiğini davacı şirket temsilcisinin kooperatif üyelerine bildirdiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin yetkili temsilcisi tarafından düzenlenip şirket kaşesi de kullanılarak imzalanan yukarıda belirtilen protokol başlıklı sözleşme ile taahhütname başlıklı ibra belgesi, TTK.nun 540 ve 542. maddeleri uyarınca davacı şirketi bağlayıcı niteliktedir.
Taahhütname başlıklı belge ve protokol başlıklı sözleşme, Borçlar Kanununun 173, 174. maddeleri gereğince, davalı kooperatifin, davacı yükleniciye olan ve iş bedeline ilişkin borcunun, alacaklı davacının da onayı ile kooperatif üyelerine naklini içermektedir. BK.nun 174. maddesi gereğince de, davalı kooperatif iş bedelinden kaynaklanan davacıya olan borcundan kurtulmuştur. Çünkü, davalının yerini borcun nakli sonucu kooperatif üyeleri almaktadır.
Davacı, tüm iş bedeline mahsuben her bir kooperatif üyesinden (300.000.000) TL. tahsil edip, taahhütname başlıklı belgeyi verdiğine göre, 44 üyeden isteyebileceği bakiye alacağının toplam olarak (13.200.000.000) TL. olduğunun kabulü zorunludur. Davacı taraf, davalı savunmasının aksine olarak, üyelerin tamamınca ödeme yapılmadığını soyut olarak ileri sürmüş ise de, dosya kapsamına sunulan bu belgeleri, bazı üyelere hangi sebeple düzenleyip verdiğini, yargılama süresince izah edememiştir. Oysa, yanlar arasındaki sözleşmenin (3.) maddesine uygun olarak süresinde, davalıya ve dolayısıyla üyelere de kayden temlikde bulunulmasını sağlamıştır. Yukarıda açıklanan belgelerde yazılı alacaklarını tahsil etmediği halde, kayden temliklerin yapılması sebebi hususunda da davacı bildirimde bulunmamıştır.
Ayrıca, Borçlar Yasasının 12. maddesine uygun yapılan ve içeriği yukarıda açıklanan sözleşmeler ile yanlar arasındaki sözleşmenin 6. maddesinin fiyat farkı alınmasına ilişkin bölümünün de değiştirilmiş olduğunun kabulü gerekir.
İbra, hukuksal niteliğince olumsuz bir ikrar sözleşmesidir. Diğer bir anlatımla, alacaklının alacak hakkından vazgeçmesini ve bu suretle borçlunun borçtan kurtulmasını sağlayan sözleşmeye ibra denir. Böyle bir sözleşmenin gerçekleşmesi, alacaklı ve borçlu durumundaki kişilerin ya da onların gerçek temsilcilerinin ibra konusunda iradelerinin birleşmesine bağlıdır. Borcun nakli sebebiyle iş bedelinden kaynaklanan borcunu ödemeyen kooperatif ortaklarından davacı yüklenici alacağının ödetilmesini isteyebilir.
Borçlar Yasasının 173 ve 174. maddeleri hükümleri uyarınca, davacının da onayı ile borçtan kurtulan davalı kooperatife karşı borcun ödenmesi ya da ödetilmesi isteminde bulunamaz. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da, davalı hakkındaki davanın reddi gerekirken; yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden ve hüküm vermeye yeterli olmayan bilirkişi raporuna bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 lira duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı kooperatife geri verilmesine, 31.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy