(818 S. K. m. 97, 364)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmü temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesine dayalı kira alacağı, tapu iptali, tescil ve Borçlar Kanununun 97. maddesi uyarınca eksik inşaatın ifaya izin verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalılardan M. Ünlü, sözleşmenin tarafı olmadığından yöneltilemeyeceğini, S.Ünlü iyi niyetli malik olduğundan davanın reddini istemiş, davalı şirket cevap vermemiş, mahkemece inşaatın % 70 seviyede durması nedeniyle ifaya izin verilmesine, kira ve eksik işler bedelinin şirketten tahsiline, tapu iptali ve tescil istemlerinin reddine karar verilmiş; karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacılardan B. Başol, inşaat sözleşmesi gereğince arsa sahiplerine verilmesi gereken (7) nolu daireyi arsa sahiplerinden satın almış olmakla onların bu daireyle ilgili sözleşmeden doğan haklarına alacağın temliki hükümleri uyarınca halef olmuştur.(BK. 162 .md.)Bu nedenle (7) nolu dairenin sözleşmede kararlaştırılan sürede teslim edilmemesi sonucu uğradığı kira kaybı zararını davalı yükleniciden istemekte haklıdır. Mahkemenin, B. Başol'un arsa sahibi olmadığından 7 nolu bağımsız bölüm için sözleşme hükmünde yer alan kira parası hesabı yapılmacığını belirten bilirkişi raporuyla bağlı kalarak adı geçenin kira alacağının reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı Reform Turizm İnşaat Ticaret Taahhüt ve Sanayi Limited Şirketi yetkilisi M. Ünlü'nün davacılarla imzaladığı 25.1.1994 gün ve 2848 yevmiye nolu sözleşmeyle inşaatın, temel ruhsatından itibaren 26 ayda teslimi taahhüt edilmiştir. Yapı ruhsatı 18.11.1994 tarihinde alındığına göre inşaat süresi 18.1.1997 tarihinde bitmiştir. Mahkemece 11.11.1999 tarihinde mahallinde yapılan keşifçe inşaatın % 70 seviyesinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Yüklenicinin edim borcunu yerine getirmediği (temerrüde düştüğü) açıktır. Bu durumda davacı arsa sahiplerinin,BK.97. maddesi uyarınca, masrafı yükleniciye ait olmak üzere akdin aynen ifasına (inşaatın tamamlanmasına)izin istekleri de sahiplerince ifaya izin istenilmesi, diğer maliklerin buna karşı çıkmaları ifa talebinin reddini gerektirmez. Zira ifa istemi, diğer arsa maliklerinin de yararına olan bir işlem olup,kabulü zorunludur.Mahkemenin aynen ifaya dair kabul kararı bu nedenlerle yarinde ise de, davada avans mahiyetinde istenilen tazminat alacakları kabul edildiği halde tazminatı karşılayacak satış izni istemlerinin redi yanlış olmuştur.
Yine yüklenici şirket yetkilisi M. Ünlü 'nün eşi S. Ünlü'nün MK.931. mad. kapsamında iyi niyetli Şahıs kabulü de mümkün değildir. Eşinin ortağı olduğu şirketin durumunu bilemeyeceği kabul edilemez.
O halde mahkemece yapılacak iş inşaatın sözleşmede taahhüt edildiği üzere (10.md, iskan raporu alınmış seviyeye getirilmesi için gerekli masrafların belirlenmesiyle bunu karşılayacak değerdeki davalılar paylarının bulunduğu bağımsız bölümlerin aynı tarihteki fiyatlarla belirlenecek değerlerinden yeterli orandaki kısmının satışına izin verilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenler gözetilmeksizin istemin yazılı şekilde reddi usul ve yasaya aykırı olup, karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentler de yazılı nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 19.3.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy