(2004 S. K. m. 277, 279, 283/2)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Ayla geldi. Davalılar avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkindir. Mahkemece taşınmazın gerçek bedeliyle satış bedeli arasında fahiş fark bulunmadığından dolayı davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davalı şirket cevabında, borçlu Tayfun ile ticari ilişki içerisinde bulunduklarını ve alacaklarının bir kısmının dava konusu dairenin kendilerine temlik edilmek suretiyle ödendiğini belirttiğine göre bu tasarruf İİK.nın 279/2 maddesinde belirtilen ( para veya mutad ödeme vasıtalarından gayri bir suretle yapılan ödemeler ) kapsamına girmekte olup ve alıcı şirket, borçlunun hal ve vaziyetini bilmediğini ispat etmediğinden şartları oluşan tasarrufun iptaline karar verilmelidir. Ancak davalı şirket taşınmazı dava dışı bir kişiye satıp elden çıkardığından ve davacı da talebini bedele dönüştürdüğünden ( İİK.md.283/2 ) taşınmazın satış tarihi olan 13.9.2000'deki gerçek bedelinin araştırılarak davalı şirketin icra takibindeki alacağın asıl ve fer'ilerini geçmemek üzere bedelden sorumlu tutulmasına karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı Banka yararına BOZULMASINA, 275 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 19.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy