(818 S. K. m. 122, 355) (1086 S. K. m. 204, 205)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı İsmail vekili ile davalı Koop. vekili gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava yüklenicinin işi sözleşmede belirtilen sürede teslim etmemesi sebebiyle istenen gecikme tazminatına ilişkindir. Davalının ileri sürdüğü diğer gecikme nedenleri yerinde bulunmamakta ise de, inşaata başlandıktan sonra DSİ tarafından yapılan kanal çalışmalarının inşaat yapılacak arsanın konumu itibariyle istinat duvarı yapımını gerektirdiği ve bu durumun süreyi etkilediği, öte yandan inşaatta sözleşmesine göre fazladan yapılan işlerin bulunması ve bu işlerin dahi inşaat süresini etkilediği alınan birinci bilirkişi raporunda açıklanmış olduğundan bu işlerin inşaat süresine etkisi mahkemesince değerlendirilip gerektiğinde yeniden rapor alınarak ilave edilmesi gereken bir süre varsa inşaatın teslimi icab eden 30.9.2000 tarihine eklenerek bulunacak tarih ile icra takip tarihi arasında geçen süre için gecikme tazminatına hükmedilmesi gerekirken Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olmadığı halde şartname hükümleri dikkate alınarak gecikme süresinin hesabı doğru olmamıştır.
Davalı yüklenici fazladan yapılan imalatın bedelinin, davacı alacağından takas ve mahsubunu talep ettiğinden ve alınan rapor ile fazla işlerin mevcut olduğu belirlendiğinden bedellerin davacı alacağından mahsubu yapılmadan sonuca varılması yerinde görülmemiştir.
Yine sözleşmede işin tesliminin gecikmesi halinde her ayın sonundan itibaren faiz uygulanacağına dair bir hükme yer verilmediğinden davalıya gönderilen 21.11.2001 tarihli ihtara kadar oluşan kira alacağı varsa bu miktar için ihtarda verilen süreye göre bulunacak tarihten, ihtar tarihinden icra takip tarihine kadar oluşan alacak bakımından ise takip tarihinden itibaren işlemiş faiz oluşacağı gözetilip ve "mahkemenin dava tarihinden itibaren faiz yürütüp bu hükme karşı davacının temyiz talebinde bulunmamış olduğu gözetilerek" faizle ilgili hüküm kurulmalıdır. Bu hususlar üzerinde durulmadan işlemiş faiz hesaplanması doğru bulunmamaktadır.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak davanın sonuçlandırılması yerine yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 13.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy