(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava İ.İ.K.nun 277 ve ardından gelen maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Davalı borçlu R borcun doğum tarihinden sonra dava konusu taşınmazları 21.02.2001 tarihinde diğer davalı 3.kişi M Yılmaz'a satmıştır. İ.İ.K.nun 278/III-2 maddesi gereğince "akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler" bağışlama niteliğindedir.
Bu durumda mahkemece mahallinde keşif yapılarak taşınmazın satıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre dava konusu taşınmazların değerinin bulunması, bulunacak bu değerin tapudaki satış değerleriyle karşılaştırılması, arada fark varsa ve bu fark fahişse borçlunun aciz halinin gerçekleştiği ve tasarrufun borcun doğumundan sonra yapıldığı da nazara alınarak alacak ve fer'ileriyle sınırlı olacak şekilde tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir. Yine İ.İ.K.nun 280.maddesinin 1.fıkrasına göre tediye kabiliyetini kısmen veya tamamen kaybetmiş borçlunun iyiniyetli bir şahıstan veya basiretli bir tacirden beklenilmeyecek tasarruflarla mevcudunu eksilttiği ve 3.şahsın bu durumu ve muamelenin mahiyetini bildiği veya bilmesi gerektiği hallerde yapılmış olan tasarrufları batıldır. Davalı borçlu R, 08.10.2002 tarihli oturumda dava konusu taşınmazı borcunu ödeyemediği için icra dosyasındaki diğer borçlu A 'ın annesi olan M'a sattığını beyan etmiştir. Gerçekten G İcra Müdürlüğü'nün 2001/1128 sayılı icra dosyasında davalı 3.kişi M 'ın oğlu A'ın da borçlu olarak yer aldığı görülmektedir.
Mahkemece yapılacak inceleme sonucu İ.İ.K.nun 278/II.maddesindeki koşulun oluşmadığı anlaşılırsa 3.kişi M'nin oğlunun da icra takibinde borçlu olarak yer alması nedeniyle bu defa anılan yasanın 280.maddesindeki koşulların davada oluşup oluşmadığı incelenerek hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeden satışın muvazaalı olduğu yönünde kanaat oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy