(818 S. K. m. 106)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Karşılıklı borçlanmayı içeren sözleşmelerde, taraflardan biri direngen ve uygun süreye rağmen borcunu yerine getirmemişse, Borçlar Kanununun 106.maddesinin ikinci fıkrası alacaklıya bazı seçimlik haklar tanımıştır. Bunlar; alacağın ödenmesini ve gecikme nedeniyle tazminat isteme, sözleşmenin yerine getirilme isteminden vazgeçerek ifa yerine geçen zarar ve ziyan talebi ve sözleşmenin feshini isteme haklarıdır. Kuşku yok ki, sözleşmeyi fesheden tarafın isteyebileceği zarar olumsuz ( menfi ) zarardır. Somut uyuşmazlığın, yasanın anılan bu hükmü ile davacının 19.4.2002 günlü ihtarındaki iradesinin yorumu suretiyle çözümü gerekecektir.
Davacının, 19.4.2002 tarihli ihtarnamesine bakılırsa istemi, "yayınlanmayan 125 günlük reklamın yayınlanması ya da 125 günlük reklam bedelinin bu günkü değerinin" ödenmesidir. Bu istekler B.K.nun 106/II.maddesi kapsamında değerlendirilirse, ilkinin "aynen ifaya" ikincisinin ise "aynen ifadan vazgeçilerek ifa yerine geçen zarar ve ziyan" talebine ilişkin olduğu açıkça görülür. Her iki talebin ileri sürülebilmesi için de sözleşme feshedilmemeli ( ayakta kalmalı )dır. Bu talepleri ileri süren davacıda sözleşmeyi fesih iradesinin bulunduğunu kabule olanak yoktur. Bu durumda, mahkemece; yanlar arasındaki çekişmenin esası incelenerek bir hükme varılması yerine, ihtarnameye ve davacı iş sahibinin iradesine yanlış anlam verilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 2.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy