(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı avukatı gelmedi. Davalı-k.davacı vekili avukat U. A. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı-k.davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 92/558 esas sayılı davada; dava konusu 13, 26, 33 nolu üç adet daire ile 39 ve 41 nolu iki adet dükkanın 21.6.1989 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin paylaşım hükümlerine göre yükleniciye isabet ettiği halde arsa sahibi tarafından dava dışı üçüncü şahıslara satıldığı ileri sürülerek bu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki rayiç bedeli olan 360 milyon liranın tahsili istenmiş, mahkemece bu bağımsız bölümlerin sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 6.6.1990 tarihindeki inşaat maliyet değeri olan 120.196.000 lira davalı-k.davacı arsa sahibinin gecikme tazminatı ve eksik-kusurlu işler bedeli alacağından mahsup edilerek, takas mahsup nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalar birleşmekle bağımsızlıklarını kaybetmeyeceklerinden her davada ayrı ayrı hüküm tesisi gerekir. Yine ayrı bir davaya konu olan hususlar diğer bir davada takas-mahsuba konu olmazlar. Bu itibarla davanın takas-mahsup yoluyla sonuçlandırılması yanlıştır. Dava konusu 5 adet bağımsız bölümün yanlar arasındaki 21.6.1989 günlü sözleme hükümlerine göre davacı yükleniciye ait olduğunda kuşku yoktur. Bu bağımsız bölümler 26.9.1990, 19.3.1991 ve 15.8.1991 tarihlerinde davalı arsa sahibi tarafından dava dışı üçüncü kişilere satılmış, eldeki dava 28.10.1992 tarihinde açılmıştır. Eksik ve kusurlu işler bedeli arsa sahibi tarafından ayrı bir davada talep edilmekle ifa tamamlanmış olacağından davacı dava konusu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki rayiç bedelini talep etmekte haklıdır. Dava tarihindeki mahalli rayiçlerine göre hesaplama yapan 13.12.1993 tarihli bilirkişi raporundaki değerler yerinde ve makul olduğundan mahkemece bu rapor esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak üç adet daire bedeli 210 milyon lira ve iki adet dükkan bedeli 137 milyon lira olmak üzere toplam 347 milyon liraya hüküm kurulmalı, dairelere ilişkin fazla haklar saklı tutulmalıdır.
3- 92/480 esaslı davada; dava konusu 11 nolu dairenin davalı arsa sahibi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili istenmiş, mahkemece bu bağımsız bölümün sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 6.6.1990 tarihindeki inşaat maliyet bedeli olan 42.000.000 lira davalı-karşı davacı arsa sahibinin gecikme tazminatı ve eksik-kusurlu işler bedeli alacağından mahsup edilerek, takas-mahsup nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu 120/3600 arsa paylı 11 nolu dairenin yanlar arasındaki 21.6.1989 tarihli sözleşmenin paylaşım hükümlerine göre davacı yükleniciye ait olduğunda ihtilaf yoktur. Bu daire halen davalı adına kayıtlıdır. Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi ayrı bir davaya konu olan hususlar diğer davada takas mahsuba kon olamayacağından ve eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili için dava açılmakla ifa tamamlanmış olacağından davacı bu daireye hak kazanmıştır. Kaldı ki, sözleşmenin tapu devri ile ilgili 1. maddesinde sözleşme konusu parsel tapusunun tamamının işin başında yükleniciye devredilmesi, kat irtifakı tesis edildikten sonra arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin iade edilmesi kararlaştırılmış, bu maddeye göre de davacı anılan bağımsız bölüm tapusuna hak kazanmıştır. O halde mahkemece dava kabul edilerek 11 nolu bağımsız bölüm tapusunun iptal ve tesciline karar verilmelidir.
4- Eksik ve kusurlu işler bedelinin tahsili istemiyle açılan 1992/562 esaslı davada ve gecikme tazminatı istemiyle açılan 1995/507 esaslı davada da takas mahsup yapılmamak suretiyle ve ayrı ayrı hüküm tesis edilmelidir. Mahkemece eksi ve kusurlu işler bedeli sözleşmeye göre teslim edilmesi gereken 6.6.1990 tarihindeki fiyatlarla 64.227.000 lira takdir edilip hüküm altına alındığından ve davalı-karşı davacı arsa sahibi tarafından aleyhte temyiz olmaması nedeniyle bu miktar kesinleştiğinden mahkemece 1992/562 esaslı davada bu miktara, 95/507 esaslı davada ise 700 milyon gecikme tazminatına hükmolunmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı sebeplerle davacı-k.davalı şirketin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.), (3.), (4.) bentler gereğince hükmün davacı-k.davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı-k.davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-k.davalıya geri verilmesine, 14.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy