(1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hüküm davacılar vekili ile davalılardan H. K., H. O. ve N. B. vekili tarafından temyiz edilmiş, davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat N. K. ile davalılar H. K. vs. vekili avukat K. B. geldiler. Davalı İ. O. gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün bulunmamasına göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Tarafların bu davadaki amaçları, ifa aşamasına getirilen sözleşme hükümleri doğrultusunda inşaat yapımıyla elde edilen bağımsız bölümleri paylaşmaktır. Hükmüne uyulan Dairemiz bozma kararında vurgulandığı üzere bu paylaşım ileride kurulacak kat irtifakına esas arsa paylarının saptanmasıyla yapılabilir. Hükmün infaz kabiliyetinden söz edilebilmesi için de kat irtifakına esas arsa paylarının belirlenmesi zorunludur. Bu liste bozmadan sonra bilirkişiden alınan 4.3.2002 günlü raporda yapılmıştır. O halde mahkemece, 4.3.2002 günlü bilirkişi raporu aynen benimsenmeli, taraflar arasındaki bağımsız bölüm dağılımı raporda gösterildiği şekilde yapılmalı ve bilirkişi raporundaki dağılımın da karar hüküm fıkrası olarak yazılıp tescil hükmü bu şekilde kurularak infazda olası tereddütler ortadan kaldırılmalıdır.
Ne var ki, bağımsız bölümlerin taraflara dağılımı ve bunların tescili ile sözleşme ilişkisi sona erdirileceğinden, yanlar arasındaki 27.11.1990 asıl ve paylaşıma ilişkin 29.9.1992 günlü sözleşmelerin tasfiye ile ilgili hükümlerinin de gözetilmesi zorunludur. Bunlardan, 27.11.1990 günlü sözleşmenin 4.3 maddesinde oturma raporunu almak, 6.1 maddesinde ise bunun masraflarının yüklenici tarafından ödeneceği hükme bağlandığından iskanla ilgili tüm giderleri yüklenici avans niteliğinde depo etmelidir. Bunun için de, yetkili mercii olan ilgili belediye imar müdürlüğünden olası iskan harç ve giderleri miktar olarak sorulup saptanmalı, bunların tutarı birlikte ifa kuralı uyarınca yükleniciye depo ettirilmeli, tescil hükmü ancak bunun sağlanmasından sonra kurulmalıdır.
Bunlardan ayrı yine sözleşme konusu A/7 bloktaki 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8 numaralı bağımsız bölümlerin paylaşım ve tescili ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamış olması da yanlıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı sebeplerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı S. D. mirasçıları ve Tasfiye Halinde SS Altınevler Konut Yapı Kooperatifi ile davalılar H. K., N. B. ve H. O. yararına BOZULMASINA, 375er milyon lira Yargıtay duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy