(2004 S. K. m. 277, 278)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı Lütfullah ile diğer davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalılar Fahrettin vs. vekili ile davalı Lütfullah geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptaline ilişkin olup, davanın kabulüne dair verilen karar tüm davalılarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar Emine, Canan, Gülten, Fahrettin ve Süleyman'ın temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu edilen 2697 parseldeki binanın zemin katında bulunan 2 ve 3 no'lu dükkanlar davalı Münire'ye tapuda 9 milyar bedel gösterilmek suretiyle satılmıştır. Yapılan bilirkişi incelemesinde bu dükkanların gerçek değerleri 11 milyar lira olarak saptanmıştır. Bu iki değer arasında İİK.nun 278.maddesi anlamında pek aşağı bir bedel farkı bulunmamaktadır. Ayrıca davalı Münire'nin borçluların mal kaçırma amacını bildiği de ispatlanmamıştır. Bu nedenle Münire hakkında açılan davanın reddi yerine kabulünde isabet yoktur.
Davalı Lütfullah ise; borçlunun sattığı kişiden 6 parsel no'lu taşınmazın 11 no'lu dairesini satın almıştır. Bu davalı hakkındaki istemin kabul edilebilmesi borçlunun mal kaçırma amacıyla taşınmazı sattığını bilerek işlem yaptığının ispatına bağlıdır. Satın aldıktan sonra dairede bulunan kişinin oturmasına muvafakat etmesi tek başına kötüniyetini ispata yeterli değildir. Kaldı ki bu muvafakatı bedeli karşılığında verdiğini savunmuş, davacı savunmanın aksini ispat edememiştir. Bu durumda Lütfullah hakkındaki dava da reddedilmeli, kendisine satış yapan davalı Emine sattığı tarihteki dairenin rayiç bedelinden alacak ve fer'ilerini geçmemek üzere sorumlu tutulmalıdır.
Bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalılar Fahrettin, Süleyman, Emine, Canan ve Gülten'in temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince hükmün temyiz eden davalılar Lütfullah ve Münire yararına BOZULMASINA, 375 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalı Münire'ye, 375 milyon lira duruşma vekillik ücretinin de davalılar Fahrettin, Süleyman, Emine, Canan ve Gülten'den alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 790.000.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar Fahrettin, Süleyman, Emine, Canan ve Gülten'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Lütfullah'a geri verilmesine, 19.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy