(818 S. K. m. 101, 113)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacının bilirkişi raporu ile saptanan asıl alacağı 84.648.467.676 liradır. Davacı tarafından bu alacak tutarı davalıya gönderilen ihtarname ile ne tümüyle ne de kısmen istenmiş değildir (BK.nun madde 101). Yanlar arasındaki 15.9.1998 tarihli sözleşmenin Ödemeler başlıklı 7. maddesi ise, BK. madde 101/II. anlamında borçlunun temerrüdü için tarafların birlikte kararlaştırdıkları vade gününü değil, hakediş alacağının taşerona ödeneceği, başka bir anlatımla hakediş alacağının muaccel hale geldiği tarihi gösterir. Borçlu, bu tarihin gelmesiyle kendiliğinden direngen hale düşmeyeceğinden bilirkişilerin hakedişlerin ödeneceği tarihi kesin vade kabul ederek işlemiş faiz hesabı yapılması doğru olmamıştır. Kaldı ki, dosya kapsamıyla yükleniciye asıl alacağın bütünüyle veya parçalar halinde ödendiği, alacaklının ödemeleri ihtirazi kayıt koymadan tahsil ettiği sabittir. Borçlar Kanunu madde 113/I. uyarınca asıl alacağı çekincesiz tahsil eden alacaklının feri hakkı sakıt olacağından davacı bu nedenle de işlemiş faiz isteyemez. Mahkemece tüm bu nedenlerle davacının işlemiş faiz isteminin reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bentte yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy