(4721 S. K. m. 18) (6183 S. K. m. 27, 28/1, 30)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 27 ve izleyen maddeleri hükümlerine göre açılmış olup, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Borçlu davalı Bilal, Ankara-Altındağ ilçesinde bulunan ve 2743 Ada, ( 1 ) parsel sayılı ve ( 3 ) bağımsız bölüm numarasıyla tapuya kayıtlı bulunan maliki olduğu taşınmazını takyitleriyle yükümlü olarak 22.11.1999 tarihinde diğer davalı Kamile'ye kayden satmıştır. Davacı, davalılar arasındaki belirtilen bu tasarrufun iptalini istemiştir. Borçlu ile doğrudan tasarrufta bulunan Kamile, borçlunun öz oğlu Bülent ile evliyken 21.10.1999 tarihinde Bülent'ten boşanmıştır.
Sıhrı ( kayın ) hısımlık, eşlerden biri ile diğerlerinin kan hısımları arasında karşılıklı olarak kurulan bir bağdır. Aynı zamanda hısımlık derecelerini de gözönünde bulunduran 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 18.maddesinde ve yürürlükten kaldırılan 743 sayılı Türk Kanunun Medenisinin 18.maddesi hükmünde eşlerden her birinin kan hısımlarının diğerinin aynı derecede sıhrı ( kayın ) hısımları olacağı açıklanırken, evlenmenin ortadan kalkmasıyla hısımlığında kalkmayacağı hükme bağlanmıştır. Açıklanan bu yasal nedenlerle, boşanma hısımlığı ortadan kaldırmaz.
6183 Sayılı Yasanın 28/1 bendi hükmü gereğince; üçüncü dereceye kadar hısımlarıyla, eşler ve ikinci dereceye kadar ( bu derece dahil ) sıhrı ( kayın ) hısımlar arasında yapılan ivazlı tasarruflar, bağışlama hükmünde olup, aynı yasanın 27.maddesinde öngörülen koşullarla hükümsüzdür. Somut olayda üçüncü kişi Kamile, diğer davalı borçlu Bilal in ikinci derecede sıhrı ( kayın ) hısmıdır. Az yukarda açıklanan, yasal sebeplerle davalılar arasında yapılan tasarruf, ivazlı da olsa bağışlama hükmünde olup, alacaklı yönünden geçersizdir. Ayrıca, 6183 Sayılı Yasanın 30.maddesi gereğince, amme alacaklarının bir kısmının veya tamamının tahsiline olanak bırakmamak amacıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı tasarruflar ile borçlunun maksadını bilen veya bilmesi gereken kimselerle yapılan bütün tasarruflar, tarihleri ne olursa olsun hükümsüzdür. Borçlunun gelini olan Kamile'nin, onun kendisiyle yaptığı tasarruftaki amacını ve ekonomik durumunu bilmemesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Mahkemece diğer dava koşulları da araştırılarak, oluşmuş ise davalılar arasındaki tasarrufun davacının alacağı ve fer'ilerini tahsiline yeter miktarda olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekirken, satışın ivazsız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 19.11.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy