(2004 S. K. m. 278, 283)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1 - Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle dahili davalılar Kemal ve Rıfat'ın kötü niyetli oldukları iddia ve ispat edilememiş olduğuna göre diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalılar Cemal ve Murat' a yönelik temyiz itirazlarına gelince; İİK.nun 278/2 maddesi uyarınca, akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler bağışlama hükmünde olup, iptale tabidir. Burada taşınmazı borçludan satın alan üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmaması önemli değildir. Somut olayda; taşınmazın satış bedeli 700.000.000 TL. iken, bilirkişice gerçek değerin 8.159.000.000 lira olduğu saptanmıştır. Ortada borçlunun pek aşağı bir bedelle yaptığı tasarrufun varlığı açıktır. Resmi senette yazılı miktarı ... üzerinde bir ödemenin yapıldığı da iddia ve ispatlanmış değildir. O halde İİK.nun 278/2 maddesinde yazılı iptal koşulları bir tasarruf bakımından gerçekleşmiştir. Ne var ki, davalı Murat taşınmazı elinden çıkardığından, davacının asıl alacak ve ferilerinden fazla olmamak üzere elden çıkardığı 19.3.1999 tarihindeki değeri olan 10.199.000.000 TL.nin davalı Murat'tan alınarak davacı bankaya ödenmesine karar verilmelidir (İİK.m.283/2). Bütün bu yönler bir yana bırakılıp yasaya ve somut olaya uygun düşmeyen bazı nedenlerle davanın reddi doğru olmadığından hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca kabulü ile hükmün davacı alacaklı yararına BOZULMASINA, 22.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy