(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat Şeref Arıcı geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Isparta 1. İcra Müdürlüğünün 2002/54 esas sayılı dosyasında davacı alacaklı Isparta Yüksek Öğrenim Vakfı AR-GE iktisadi işletmesi tarafından davalı borçlu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığı aleyhine yapılan icra takibinde 19.9.2000 tarihli sözleşmeye dayanılarak 8.000.000.000 TL asıl alacak 7.900.000.000 TL işlemiş faiz toplam 15.900.000.000 TL istenmiş, borçlunun itirazı üzerine takip durmuştur. Yerel mahkemede açılan davada itirazın iptali, takibin devamı ve % 40 maddi giderim tayini talep edilmiştir. Yargılama sürecinde davacı yan 06.3.2003 tarihli dilekçesi ile istemini alacağın tahsili yönünde değiştirmiş davasını bu yönde ıslah etmiştir. Buna rağmen mahkemece davanın kısmen kabulü ile asıl alacak ve işlemiş faiz yanında icra inkar giderimi ve davacı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davalı yanın temyizi üzerine konu incelendiğinde İİY. nın 67 nci maddesi anlamında açılan itirazın iptali davasının ıslah edilerek tahsil davası niteliğine dönüştürüldüğü bu durumda davacı yararına % 40 maddi giderim tayini olanağının kalmadığı tespit edilmiştir.
Bu nedenlerle açıklanan olgular gözden uzak tutularak icra inkar giderimine hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın davalı lehine bozulması gerekmiştir.
3- 1163 sayılı Avukatlık Yasasının Avukatlık ücreti başlıklı 164/son maddesinde yer alan ücret avukat ile müvekkili arasında yapılan sözleşme ile ilgilidir. Davada ise, ancak davanın taraflarına ilişkin hüküm kurulabileceğinden doğrudan avukat yararına avukatlık ücreti takdir edilemez. Mahkemenin bu yönü gözden kaçırması doğru olmadığından kararın bozulması uygun görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent uyarınca temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 375.000.000 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy