(818 S. K. m. 355) (4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 288, 344)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Kocaeli Uzunçiftlik Beldesinde bulunan ve pafta 16, parsel 17 sayılı olarak tapuya kayıtlı taşınmaz üzerine yaptırılacak villanın tüm projelerinin hazırlanması konusunda davalı ile anlaştıklarını ve yapımını yüklendiği için mimari ve statik projelerini Temmuz 1999 tarihinde tamamladığını; ancak ihtarla istemiş olmasına karşın bedelini ödemediğini ileri sürerek, 1.000.000.000 TL. iş bedelinin ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davacı ile Sarımeşede yaptırdığı işyerine ilişkin proje yapım işinde anlaştıklarını, bu işin bedelini ödediğini; Uzunçiftlikde yaptırdığı evi ile ilgili olarak davacı ile aralarında akdi ilişki kurulmadığını, evinin tüm projelerini İ. A. isimli inşaat mühendisine yaptırdığını ve ruhsatını aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında yazılı sözleşme yapılmamıştır. Az yukarıda açıklandığı üzere; davalı, iş bedeli uyuşmazlık konusu olan proje yapım işi ile ilgili olarak davacı ile sözlü de olsa sözleşme yapmadığını bildirerek, davacı tarafından varlığı ileri sürülen akdi ilişkiyi inkar etmiştir. O halde, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen ve hukuksal niteliğince Borçlar Yasasının 355. maddesinde tanımlanan bir eser sözleşmesinin tarafların iradelerinin birleşimi sonucu kurulduğunu, Medeni Yasanın 6. maddesi uyarınca kanıtlamakla ödevli olan davacının, HUMK. nun 288. maddesi hükmü gereğince yazılı delil ile ispat etmesi gerekmektedir. Mahkemenin kabulünün aksine, davalının dosya kapsamına sunduğu Uzunçiftlik Belediyesince verilen 19.12.2000 ruhsat tarihli ve 34/39-1689 ruhsat numaralı yapı ruhsatı kapsamından, mimari ve statik projelerinin İ. A. tarafından yapıldığı anlaşıldığı gibi, fenni sorumlusunun da aynı şahıs olduğu sabittir. Ayrıca, aynı ruhsatta, yapının yapıldığı taşınmazın Uzunçiftlik pafta 16-17, Ada 198, parsel 16-17de tapuya kayıtlı taşınmaz değil, Uzunçiftlik, Emek Mahallesi, pafta 18-II-a, Ada 198/A ve Parsel 28 de sicile kayıtlı taşınmaz olduğu yazılıdır. Kaldı ki, davacı tarafından bildirilen ve mahkemece getirtilen 198 ada ve 16-47 parsel sayılı taşınmazların sicilde davalı adına kayıtlı olmadıkları görülmektedir. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden ve davalının savunması değerlendirilmeden; davacı tarafından yanlar arasında sözleşme kurulduğu ve yüklendiği edimini ifa ettiği ve iş bedelini isteme hakkının doğduğu yasal delillerle kanıtlanmışçasına davanın mahkemece kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
İspat yükümlülüğü kendisinde olan taraf, iddiasını diğer delillerle kanıtlayamaması durumunda, iddiasını ispat için karşı tarafa bir yemin önerme hakkı vardır (HUMK. Madde 344). Davacı da, yemin deliline dayanmış bulunduğuna göre, iddiasını kanıtlamak amacı ile davalıya yemin önerisinde bulunabilir. O halde, mahkemece yapılacak iş; davacıya yemin önerme hakkı hatırlatılarak, bu hakkının kullandırılmasına yönelik yapılacak yargısal işlemler sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Eksik araştırma ve soruşturma sonucu, verilen hükmün, açıklanan tüm bu hukuksal sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy