(818 S. K. m. 159)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davada istenen, ifa ile biten sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tescilidir. Arsa sahibi olan davalılar cevap dilekçelerinde, inşaatın 28.11.1999 tarihinde teslimi gerektiğini, bu yükümlülüğün yerine getirilmediğini, sözleşmede gecikilen gün için cezai şart ödemesinin kararlaştırıldığını, gecikme tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, arsa sahiplerince yükleniciye tapu devri yapılmadığı dolayısıyla gecikmeye arsa sahiplerinin neden olduğu gerekçesiyle kira kaybı istemi değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Dosya kapsamına göre inşaatın sözleşmedekinin aksine geç teslim edildiği sabittir. Sözleşmede ise yükleniciye tapu devrinin kademeli yapılması öngörülmüştür. Bu hükme rağmen davacı, arsa sahiplerine ihtarname göndererek tapu istemediğinden, dolayısıyla onları temerrüde düşürmediğinden tapu devrindeki gecikmenin inşaatın teslim süresini etkileyeceği düşünülemez. Borçlar Kanunu'nun 159.maddesi uyarınca alacaklı hiç zarar görmemiş olsa bile ceza isteyebileceği gibi şart olunan ceza miktarından fazla zararı varsa kusuru olan borçludan bunu da talep edebilir. Olayda, arsa sahipleri temerrüde düşürülmediğinden inşaatın gecikilerek tesliminde bilirkişi raporunun aksine yüklenici kusurludur. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; bilirkişilerden ek rapor alınarak yapının teslimindeki gecikmeden ötürü davalı arsa sahiplerinin ceza ve cezayı aşan zararını hesaplattırmak, diğer davalı alacakları gibi bu miktarı da depo ettirerek, davacı istemini birlikte ifa kuralı doğrultusunda şimdiki gibi kabul etmekten ibarettir. Değinilen yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma ve inceleme ile davanın yazılı biçimde kabulü bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, 1.bent uyarınca davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, 275 milyon TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 10.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy