(818 S. K. m. 53)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici 3.10.2000 tarihli sözleşme ile 130.152.153.718 TL. keşif bedelli İ. Belediyesi İçmesuyu Şebekesi inşaatı işini üstlenmiş, işe başlanarak bir kısmı ikmal edildikten sonra İ. Belediye Encümeninin 23.3.2001 gün ve 12/35 sayılı kararı ile iş tasfiye edilmiştir.
İşin tasfiyesinden sonra Belediye Fen İşleri Müdürlüğünce oluşturulan tasfiye komisyonu ile davacı yüklenici arasında 4.4.2001 tarihli Tasfiye Protokolü düzenlenmiş, bu protokolda müteahhidin hakediş tutarı 45.351.037.189 TL + %17 KDV tutarı 7.709.676.322 TL. ve ihale masrafları 1.464.609.304 TL. olmak üzere toplam 54.525.322.820 TL. olarak hesaplanmıştır.
İçişleri Bakanlığının onay ve görev emirleri uyarınca İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Bayındırlık elemanlarına yaptırdıkları inceleme sonucu düzenlenen 12.7.2001 günlü rapora göre davacı yüklenicinin dava konusu bu işten alacağı KDV dahil 13.811.197.963 TL.dır. Görüldüğü gibi her iki kesin hesap arasında büyük farklılık mevcut olup tasfiye protokolünü imzalayan komisyon üyeleri ile Belediye Başkanı hakkında bu sebeple yapılan idari tahkikat sonucu ceza davaları açıldığı, açılan davaların A. 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/84 Esas ve A. 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/544 esasta kayıtlı olarak derdest bulunduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar BK. 53. maddesi hükmünden ceza mahkemesince verilen kararların hukuk hakimini bağlayacağına dair bir anlam çıkmamakta ise de, maddenin genel yorumundan ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararlarındaki eylemin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olay konusundaki kabulü hukuk hakimini bağlayacağından ( YHGK. 16.5.1973 10.1.1975-16.9.1985- 970/4-577-427 E. 11-406 K. 1.1981/1-131-587 sayılı kararları ) ceza davalarının sonucu beklenmeden tasfiye protokolünün belediye yönünden bağlayıcı olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 7.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy