(4389 S. K. m. 15)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş davacı vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat S. N. T. ile davalı vekili avukat E. O. geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile fona devredilen davalı banka arasında imzalanan esas sözleşmede yapılan işin bedeli açıklanmamış ve ayrıca KDV ödeneceği belirtilmemiştir. Paket sözleşme adı altında nitelendirilen üçlü sözleşmelerin bir kısmında bedele KDV ekleneceği kararlaştırılmış, bazılarında ise KDV alınacağına dair bir hükme yer verilmemiştir. Bu nedenle mahkemece hüküm altına alınan ve aslı ödenen 8 adet faturadaki KDVnin hesabı yapılırken paket sözleşmesinde KDVye yer verildiğinden BİMAŞ ile yapılan protokol gereğince tahakkuk eden alacaklar bakımından KDVnin tahsiline karar verilmesi paket sözleşmesinde KDVye yer verilmeyenler yönünden ise KDV talebinin reddedilmesi gerekirken 8 adet faturanın tamamındaki KDVnin hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Öte yandan 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 4743 sayılı kanunun 5. maddesinin G fıkrası ile değişik 15/g-b maddesi uyarınca hisseleri kısmen veya tamamen fona intikal eden bir bankanın alacaklarının fon tarafından devir alınması halinde bu alacaklarla ilgili olarak Fonun taraf olduğu icra takipleri ile icra takiplerinden kaynaklanan her türlü hukuk davalarının kısmen veya tamamen Fon aleyhine neticelenmesi halinde İİK. nda yazılı tazminat ve cezaların Fon hakkında uygulanmayacağı kabul edildiğinden esasın davanın mahiyeti ve Fonun görevleri dikkate alındığında davalı Fon aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekir iken mahkemece %40 tazminata hükmedilmiş olması da yerinde görülmemiştir.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması gerekir.
Sonuç; Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.200.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.02.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy