(2004 S. K. m. 277, 278, 280, 282)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Yaşar Demir ile davalı M. S. vekili avukat Özgür Turan ile davalılar vekili avukat Doğan Turan geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK. nun 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali isteminden kaynaklanmıştır. Anılan Yasanın 282. maddesi hükmünce, iptal davasının borçlu ve borçlu ile hukuki işlemde bulunan kimseler veya bunların mirasçıları aleyhine açılması gerekir. Olayda borçlu M. ile işlemde bulunan H. K. taraf durumunu almadığından, öncelikle davanın zorunlu yanı olan H. K.nun davaya katılımı sağlanmalı, taraf teşkili bu şekilde tamamlanarak sonuca ulaşılmalıdır.
Davalılardan M.,10.8.1998 gününde tasarruf işleminin tarafı olan H.ın damadı, diğer davalı S. S. ise davalı M.un kızıdır. Taraflar arasındaki bu bağıt dikkate alındığında olaya uygulanacak yasa hükmü, İİK. nun 278. maddesi değil, 4949 sayılı Yasayla değişik ve bu Yasanın geçici 5/38. maddesince eldeki davalara uygulanması gereken zarar vermek kastından dolayı iptal durumunu düzenleyen İİK. nun 280. maddesidir. Anılan hüküm uyarınca, mal varlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edilebilir. Olayda davacı alacaklı her iki işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde, yani, 10.5.1999 tarihinde haciz yoluyla takipte bulunduğundan zamanaşımı yoktur. Mahkemece değerlendirmenin yukarıdan beri yapılan açıklamalar doğrultusunda yapılarak bir hükme varılması yerine davanın yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davacı lehine 375.000.000 TL. vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 03.05.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy