(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki kat karşılığı inşaat yapımın ilişkin sözleşmenin genel hükümler bölümü 1. maddesinde inşaat ruhsat alımının kooperatife ait olduğu açıkça yazılıdır. Sözleşmenin 6. maddesi hükmüne göre de inşaat ruhsatı en geç Kasım-1994 tarihinde alınarak inşaata başlanacak ve inşaat 1998 yılı temmuz ayında teslim edilecektir. Teslimin gecikmesi durumunda geciken her ay için kooperatifin arsa sahibine aylık 250 milyon TL. ödeyeceği öngörülmüştür.
Dosyada mevcut 25.9.1995 tarihli yapı ruhsatı kooperatife ait blokların yer aldığı 1236 parsele ait olup, tadilat ruhsatı niteliğindedir. Kooperatifin kendisine ait bloklar yönünden dosyada mevcut olmamakla birlikte daha önceki tarihte inşaat ruhsatı aldığı anlaşılmaktadır. Davacı arsa sahibine teslimi öngörülen 11 adet bağımsız bölüm 1262 parsel üzerinde inşaa edilecektir. Bu parsel yönünden yapı ruhsatı 22.5.1997 tarihinde alınmış olup, mahkemenin kabulünün aksine sözleşmede ruhsat alımının kooperatife ait olduğu açıkça yazılı olduğundan arsa sahibinin gecikmeden sorumlu tutulması mümkün değildir. Her ne kadar arsa sahibi daha sonra 5.11.1997 tarihinde yükleniciye vekaletname vermiş ise de yüklenicinin kendisine ait bloklar yönünden daha önce ruhsat almış olması arsa sahibinin iş başından itibaren gerekli olan vekaleti davalıya vermiş olduğunu göstermektedir. Bu durumda davacıya ait bağımsız bölümlerin yer aldığı 1262 parsel yönünden de en geç 25.9.1995 tarihinde inşaat ruhsatının alınabileceği gözetilerek sözleşmedeki ifa süresi eklenmek suretiyle inşaatın teslimi gereken tarih belirlenmeli ve sözleşmenin 6. maddesinde yer alan maktu kira tazminatı nazara alınarak davacının kira tazminatı talebi ile ilgili olarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Tüm bu yönler gözetilmeyerek ve sözleşme hükmü nazara alınmayarak davacının gecikme bedeline ilişkin talebinin tamamen reddedilmiş olması doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy