(818 S. K. m. 365/1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait 6 daire inşaatının, hazır beton, kalıp, işçilik olmak üzere yapımını 9.200.000.000 TL bedelle üstlendiğini, davalının işi tamamlamasına olanak tanımadan işten el çektirdiğini öne sürerek bakiye iş bedeli olan 2.000.000.000 TL ile hazır beton yerine işçilerle beton yapılıp taşınması nedeniyle fazladan yaptığı harcama tutarı olan 2.500.000.000 TL olmak üzere toplam 4.500.000.000 TL ödetilmesini dava etmiştir.
Davalı işin bedelinin 9.000.000.000 TL olduğunu ileri sürmüştür. Yargılama sırasında dinlenilen tanıklar iş bedelinin 9.000.000.000 TL olduğunu beyan etmişler, davacı vekili de temyiz dilekçesinde tanık anlatımlarıyla belirlenen iş bedeline itirazı olmadığını beyan etmiştir. O halde taraflar arasındaki işin bedelinin, sözleşmede belirlenmemiş olmasına rağmen taraflar bedelin 9.000.000.000 TL götürü bedel olarak kararlaştırılmış olduğu hususunda anlaştıklarından götürü olduğunun kabulü gerekir. Davacı hazır beton kullanılacağını ve fazla iş yaptığını iddia etmişse de, bu hususu usulen ispatlayamamıştır.
B.K.nun 365/1 maddesi hükmü gereğince, iş götürü olarak pazarlık edilmişse, yüklenici işi kararlaştırılan fiyata yapmaya zorunludur. Öyle ise taraflar arasında düzenlenen sözleşme de gözönünde bulundurularak davacı yüklenicinin işten elini çektiği gündeki yapılan işin durumuna göre inşaatın fiziksel olarak kaçta kaçının yapıldığı uzman bilirkişi aracılığıyla belirlenmeli ve bu yöntemle bulunacak oran götürü ücrete uygulanmalı ve kurulacak orantı sonucu yapılan işe düşen tutar saptanmalı, bu tutar yapılan işin karşılığı olarak kabul edilmeli, sözleşme arkasında yazılı ve davacı tarafından itiraza uğramayan ödeme miktarı gözetilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bilirkişi görüşüne bağlı kalınarak karar verilmesi yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.9.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy