(818 S. K. m. 213)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat A. T. geldi. Davalılar avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici, 25.11.1993 tarihli sözleşme gereğince kendisine ait olan A blok zemin kat 1 nolu mesken, bodrum kat 22 nolu işyeri ve B blok 2, 21, 4 ve 13 nolu meskenlerin davalı arsa sahipleri adına olan tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalılar B bloktaki 4 adet bağımsız bölüm yönünden tescil isteğine karşı çıkmamışlar, A bloktaki 1 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin ise binadaki kat artışı nedeniyle sözleşmenin 5.maddesi gereğince kendilerine bırakıldığını ileri sürerek bu bağımsız bölümler yönünden davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu ve sözleşmenin 5.maddesine göre sonraki imar durumu nazara alınarak A bloktaki 1 ve 22 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun 1/2 oranında iptali ile davacı adına tesciline, B bloktaki 4 adet bağımsız bölümün ise davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile tamamen davacı adına tesciline karar verilmiş, karar davacı yüklenici vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı yüklenici 25.11.1993 tarihli Düzenleme Şeklinde Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile davalıların müştereken malik oldukları İzmir, Bornova 177 ada, 1 parsel(272 m²) üzerine komşu parsellerle tevhit ederek imar durumuna uygun apartman inşaatını üstlenmiş, sözleşmede inşa olunacak apartmanda meydana gelecek bağımsız bölümlerden 3 adet dairenin arsa sahiplerine, diğer tüm bağımsız bölümlerin ise yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşme tarihindeki imar durumuna göre taşınmaz üzerine bir zemin, altı normal kattan oluşan bina yapılabilmekte olup sözleşmenin 5.maddesinde aynen Gayrimenkulün şu andaki imar durumu bir zemin ve altı normal kat olmak üzere yedi kat olup, imar kanunu uygulamaları sonucu belediyeden tasdikli olarak imar durumu alınacak ve arsa sahiplerine verilecektir. Müteahhit en son duruma göre her katta iki daire veya üç daire olarak bir numarataj krokisi hazırlayarak arsa sahiplerine ait dairelerin bulunduğu yerler tesbit ile imza altına alınacaktır. İmar durumunun tasdikini müteakip şu andaki konuma göre lehte veya aleyhte vuku bulacak değişiklik arsa sahipleri ile müteahhit arasında eşit olarak yarı yarıya taksim edilecektir hükmüne yer verilmiştir.
Davacı yüklenici 177 Adada bulunan davalılara ait 1 nolu parsel ile komşu 2, 3, 4, 5, 7 nolu parselleri malikleri ile sözleşme yaparak tevhit etmiş, tevhit işlemi sonucu oluşan 28 parsel (948 m²) üzerine iki blok halinde (A ve B blok) inşaat yapmıştır. Başlangıçta davalılara ait olan 1 nolu parsel üzerine inşa olunan B blok zemin + altı normal katlı ve 21 adet bağımsız bölümden oluşmaktadır. Sözleşme gereği B blokta 2, 3 ve 6.ncı katlardan birer daire olmak üzere toplam 3 daire davalı arsa sahiplerine teslim edilmiştir. Bu blokta fazladan kat yapımı söz konusu değildir.
A blok ise bodrumlu olarak inşa edilmiş, Bodrum + zemin + altı normal katta toplam 25 adet bağımsız bölüm yapılmıştır. Bornova Belediye Başkanlığının dosyada bulunan 1.3.2002 günlü yazı içeriğine göre dava konusu blokların bulunduğu parselin imar durumu İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 20.4.1990 tarihinde onanmış olup halen yürürlüktedir. Sözleşmenin yapıldığı 25.11.1993 tarihindeki imar durumu ile şu andaki imar durumu arasında bir değişiklik olmamıştır. Yine Bornova Belediye Başkanlığının 12.3.2002 günlü cevabı yazısına göre, imar durumlarında da belirtilen kat adetleri yol seviyesi ve üzerindeki katları belirtmektedir. Yol seviyesi altındaki katlar arazinin eğimine göre doğan katlardır. İmar durumlarında belirtilen kat sayısına dahil olmadığından 28 parsel A blokta inşa edilen bodrum kat arazinin eğiminden doğan kattır. Sözleşme tarihindeki imar durumunda hiçbir değişiklik olmadığından arsa sahiplerinin sözleşmenin 5.maddesine dayanarak bir hak talep etmeleri mümkün değildir.
Kaldı ki davacı yüklenici ile davalılar arasında dava tarihinden sonra düzenlenen 9.2.2001 tarihli cezai şart protokolünde arsa sahiplerine ait 3 adet daireden sözedilmesi, kira tazminatı için açılan ve sonuçlanan davada sözleşme dışı ilave kat inşaatından söz edilmemiş olması, arsa sahibi davalıların yine dava tarihinden sonra 16.4.2001 tarihinde A bloktaki dava konusu 54/2400 arsa paylı 1.bodrum kat 22 nolu bağımsız bölümü de kapsar şekilde davacı yükleniciye satış için düzenleme vekalet vermiş olmaları da davalıların A blok 1 ve 22 nolu bağımsız bölümler yönünden talep hakları bulunmadığını ortaya koyduğundan bu bağımsız bölümlerin 1/2 oranında davalılara ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Ne var ki, davalılar cevap layihasında ruhsat tarihinden itibaren 4 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen inşaatın kabasının dahi bitmediğini ileri sürdüklerinden inşaatın hali hazır durumu ve ikmal oranı keşif yapılarak saptanmak ve sözleşmenin 14.maddesinde öngörülen ferağ koşulları da araştırılarak A blok zemin kat 1 ve bodrum kat 22 nolu bağımsız bölümlerin tescili isteği ile ilgili bir karar vermek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 375 milyon lira duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 21.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy