(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava BK.nun 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yanlar arasında 17.4.1995-26.6.1996-20.8.1997 ve 13.10.1998 tarihli dört adet sözleşme düzenlenmiştir. Bu sözleşmeler uyarınca davacı yüklenici şirket davalı iş sahibi bankaya ait binaların temizlik işlerinin yapımını bedel karşılığında üstlenmiştir. İşin bitim tarihi 30.9.1999 olmaktadır. Yerel mahkemede açılan davada 1.1.1997-30.9.1999 tarihleri arasındaki çalışma döneminde memur maaş katsayısındaki artış nedeniyle SSK taban ücret priminde meydana gelen artıştan doğan alacak talebinde bulunulmuş yapılan yargılama sonucunda asıl davada 250.000.000 TL.ye, birleşen davada 34.934.229.207 TL.ya hükmedilmiştir. Oysa 13.10.1998 günlü sözleşmede 15.7.1998 tarihinden itibaren asgari ücretteki artış ve memur maaş katsayısındaki artıştan kaynaklanan taban ücrete bağlı olarak SSK işçi primi, işçi tasarruf teşvik fonu ile KDV'deki artışların bankaca ödenmesi kabul edilmiştir. 15.7.1998 tarihinden önceki dönemlerde sözleşmelerinde herhangi bir hüküm bulunmadığından bu bölüm için alacak istenmesi yerinde değildir.
15.7.1998 tarihinden sonra asgari ücretteki artış ve memur maaş katsayısındaki artıştan kaynaklanan taban ücrete bağlı olarak SSK işçi primi, işçi tasarruf teşvik fonu ile ilgili konuda yasa gereği işçiden alınması gereken prim miktarının araştırılarak ve davacı yanca bu kalem için SSK'ya yapılan fiili ödeme miktarları kurumdan sorularak tüm evraklar getirtilmeli, bundan sonra bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davacı alacağı saptanmalı, sonucu dairesinde hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan olgular gözden uzak tutularak eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca yerel mahkeme kararının temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1, 10 YTL temyiz peşin harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy