(818 S. K. m. 19, 108, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Necat Yılmaz ile davalı vekili avukat Nadi Macit geldiler. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı yüklenicinin tüm, davacı arsa sahibinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında 22.4.1998 tarihinde düzenlenen ek sözleşmeye göre inşaatın 1.3.1999 tarihinde bitirilip teslim edilmesi gerekirken yüklenici bu tarihte inşaatı ikmal edememiş, alınan bilirkişi raporuna göre inşaatı %54 seviyesinde iken terketmiştir. Davalı yüklenicinin temerrüdü nedeniyle davacı arsa sahibi sözleşmeyi fesihte haklıdır.
Ek sözleşmede her ne kadar inşaatın kararlaştırılan süresinde bitirilmemesi halinde gerek asıl gerekse ek sözleşmenin geçmişe şamil olarak münfesih sayılacağı, yüklenicinin arsa üzerine yaptığı imalat nedeniyle hiçbir talepte bulunamayacağı ( madde 10 ) kararlaştırılmış ise de cezai şart niteliğindeki bu hüküm yüklenicinin ekonomik açıdan mahvına neden olacağından "ahlaka aykırıdır" BK.nun 19. maddesi hükmünce geçerli sayılamaz ( HGK. 20.3.1974 gün, 1970/T-1053 E. 222 K., 15.Hukuk Dairesi 24.6.1992 gün 91/5216 E.-92/3281 K. sayılı ilamı ). Ancak davalı yüklenicinin inşaata müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi için yapılan işler bedelinin ödetilmesi zorunlu ise de davalı yüklenici kararlaştırılan süre içinde inşaatı ikmal etmeyerek temerrüde düştüğünden yapılan işler bedelinin dava tarihindeki rayiçlerle hesaplanması doğru olmamış, 22.12.1995 tarihli ilk sözleşme ile başlayan inşaatta her yıl için yapılan imalat tutarları belirlenerek yapıldığı yılların mahalli rayiçlerine göre iş bedelinin ve dolayısıyla yükleniciye ödenecek inşaat tutarının belirlenmesi, akdin feshi halinde alacaklı aksi kararlaştırılmamışsa BK.nun madde 108/2 gereğince sadece menfi zararının tazminini isteyebileceğinden ve davacı menfi zararlarına karşılık şimdilik 10 milyar TL.nın da tahsilini talep ettiğinden davacının bu talebi ile ilgili olarak hiçbir araştırma yapılmamış olması ve olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş bulunması da doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1. ) bentte yazılı nedenlerle davalı yüklenicinin tüm, davacı arsa sahibinin ise sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2. ) bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda yazılı bakiye 465, 90 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 13.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy