(818 S. K. m. 355, 364, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı ile davalı vekili geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı taşeron 22.11.1999 günlü sözleşme ile davalı yüklenici taahhüdünde bulunan A. ili merkezindeki 960 öğrencilik MEB. 8 yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretim okulu ikmal inşaatının yapımını üslenmiş, sözleşmede işin bedeli 386.635.482.570 TL olarak götürü şekilde saptanmıştır.
Davacı taşeron işyerinin kendisine tesliminden hemen sonra ilk inceleme ile ortaya çıkartılıp anahtar teslim fiyata dahil olmadığı taraflarca kararlaştırılan, ek imalat niteliğinde olup, talimatla yaptırılan işler nedeniyle doğan 103.751.812.422 TL alacağın ödenmesini istemiştir.
Davalı yüklenici, işin sabit bedel anahtar teslimi olarak davacıya verildiğini, 22.11.1999 tarihinde müştereken iş yerine gidilerek sözleşme ve eklerinde belirlenen işler tek tek anlatılıp, işyeri görülerek tutanak düzenlenmek suretiyle davacıya teslim edildiğini, eski taşeronun yapmış olduğu imalatı ve eksik bırakılan işleri yerinde gören ve yapılacak işleri bilerek tutanağı inceleyen davacının dava konusu talepleri sonradan ileri süremeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuş, mahkemece sözleşme dışı işler yapıldığının kabulü ile bedeli 103.751.812.422 TL'nin diğer alacak kalemleri ile birlikte tahsiline dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık bedeli istenen imalatların sözleşme kapsamı dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı taşeron sözleşme ile %32.2 seviyesinde olan inşaatın ikmalini götürü bedelle üstlenmiş, işin devamı sırasında 17.12.1999 tarihinde düzenlenen "Şantiye İlerleme Toplantı Tutanağı" ile ilerlemeye engel olan hususlar başlığı altında saptanan işlerin davacı taşeron tarafından yapılması istenmiş, davacı da verilen talimatlar doğrultusunda ve sözleşme dışı bu işleri ikmal ettiğini ileri sürerek bedelini talep etmiştir. Davacıdan önce işi üstlenen eski taşeronlarla yapılan sözleşmeler feshedildiğinde yapılan işler tespit edilmiş ve davacı ile yapılan sözleşmenin konusu bu şekilde belirlenmiştir. Davalının savunması nazara alındığında, dava konusu işlerin mahallinde görülmeden sözleşme kapsamında bulunup bulunmadığının tespit edilebilmesi mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece işin yapıldığı yer mahkemesine talimat yazılmak suretiyle, mahallinde bilirkişiler de hazır bulundurularak keşif yapılması ve davacı tarafından bedel talep edilen bu işlerin sözleşme kapsamında olup olmadığının ve talep edilen miktarın da rayiçlere uygun bulunup bulunmadığının çözüme bağlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile yazılı şekilde hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Yanlar arasındaki sözleşmenin sözleşme eklerini düzenleyen 48/1 maddesi uyarınca B. sözleşmenin ekidir. Anılan şartnamenin geçici hak ediş raporları ile ilgili 39.maddesinde müteahhidin geçici hak edişlere itiraz olduğu takdirde karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hak ediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporuna "idareye verilen... tarihli dilekçemde yazılı itirâzi kayıtla" cümlesini yazarak imzalamasının gerekli olduğunu, müteahhidin itirazlarını bu şekilde bildirmemesi halinde hak edişi olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı öngörülmüştür. B. sözleşmenin eki olarak kabul edildiğinden, HUMK.287.maddesi gereğince delil sözleşmesi niteliğindedir. Davacı iş bu dava kapsamında 30.6.2000 tarihinde düzenlenen 4 nolu hak edişten gecikme cezası adı altında kesilen 5.799.532.230 TL'nin de tahsilini istemiş ve mahkemece bu miktar alacak da aynen hüküm altına alınmış ise de davacının kesinti yapılan 4 nolu hakedişe yukarıda zikredildiği üzere ve şartnameye uygun şekilde itiraz etmemiş olması nedeniyle bu talebin reddi yerine kabul edilmiş olması da doğru görülmemiş, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3.bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 24.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy