(818 S. K. m. 355, 366)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalıya ait bahçenin düzenleme işinin davacı tarafından yüklenilmiş olduğu ve buna ilişkin sözlü olarak sözleşme yapıldığı hususları yanlar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Borçlar Yasasının 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşme hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu iş bedelidir. Borçlar Yasanının 366. maddesi hükmü gereğince, eser sözleşmesinde taraflarca önceden kararlaştırılmamış veya yaklaşık olarak kararlaştırılmış olan bedel, yapılan şeyin kıymetine ve yüklenicinin masrafına göre saptanır. Davacı tarafından Kazan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2002/9 Değişik iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespiti incelemesi sonucu verilen 3.6.2002 günlü bilirkişi raporunda işin yapıldığı zamandaki serbest piyasa rayiçlerine göre iş bedelinin 1.719.173.768 TL. olduğu bildirilmiştir. Bu raporu 29.1.2004 günlü bilirkişi raporu da doğrulamaktadır. Birbirini doğrulayan ve Borçlar Yasasının 366. maddesi hükmüne uygun şekilde iş bedelini belirleyen bilirkişi raporlarına karşın, nedenleri açıklanmadan davalının bildirimini esas alan uyuşmazlık konusu iş bedelinin 900.000.000 TL. olduğunu bildiren raporun mahkemece hükme dayanak alınması ve bu rapora göre hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; mahkemece yapılacak iş, davacının hak ettiği iş bedelinin (1.710.945.000) TL. olduğu gözetilerek davalı tarafından ödendiği sabit olan 650.000.000 TL.nın mahsubu ile geriye kalan (1.060.945.000) TL. alacağın ödetilmesine karar vermekten ibaret olmalıdır. Yetersiz bilirkişi raporu dayanak alınarak hüküm verilemez. Açıklanan tüm bu sebeplerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 01.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy