(1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili avukat Fergün Özbal ile davalı vekili avukat Kürşat Kılıç geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hakem tayini için taraflar arasındaki uyuşmazlığın tahkim suretiyle çözümüne ilişkin sözleşme bulunmalıdır. Tahkime, asıl sözleşmeye konulacak bir hükümle gidilebileceği gibi taraflarca sonradan yapılacak bağımsız bir sözleşmeyle de gidilebilir. Dairemizin kararlılık gösteren kararları uyarınca tahkim şartı ya da tahkim sözleşmesindeki kaydın açık ve kesin olması gerekir. Tahkim şartı veya sözleşmedeki kayıt açık ve kesin değilse aslolan davanın mahkemelerde görülmesi, orada hükme bağlanmasıdır.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; yanlar arasındaki 1.9.2000 günlü sözleşmenin Geçerli Hukuk başlıklı 1.4. maddesinde ...Türk Mahkemeleri, sözleşmeden doğan bütün eylemleri ve dava muamelelerini dinlemek ve belirleyici karar vermek hakkına sahiptir hükmü bulunmaktadır. Anlaşmazlıkları Halletme (Hakem) başlıklı 18.1. maddesinde ise, Sözleşmeyle ilgili, ikili görüşmelerde çözümlenemeyen anlaşmazlıklar, üç kişiden oluşan bir hakem komitesi tarafından çözümlenecektir. Birer kişi tarafların seçeceği kişiler üçüncü kişi de bu iki kişinin seçmesiyle belirlenecektir.. hükmüne yer verilmiştir. Bu son hükmün hakem tayini ile ilgili prosedürü düzenlediği, tahkim kaydı içermediği açık-seçiktir. Sözleşmenin 1.4. maddesinde ise, sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkların hakemde giderileceğine dair bir şart yoktur. Tarafların iradi tahkime ilişkin bir sözleşmeleri olmadığından, aksine uyuşmazlıklarda mahkemeler yetkili kılındığından, sözleşmenin Anlaşmazlıkları Halletme (Hakem) başlıklı 18.1. maddesine bakılarak yanlar arasındaki sözleşmede tahkim şartı varmışçasına, hakem tayini isteminin kabulü sözleşmeye uygun düşmez. Dava açıklanan nedenle reddolunmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 375.000.000 lira Yargıtay duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 19.04.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy