(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı-k.davalı vekili ile davalı-k.davacı tarafından temyiz edilmiş, davalı-k.davacı tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili avukat Yusuf D. ile davalı-k.davacılar vekili avukat Ali A. geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada, imalat bedeli ve KDV alacağı, birleşen karşı davada ise gecikme tazminatı ile inşaat maliyetindeki artıştan dolayı uğranılan zarar ziyan talep ve dava edilmiş, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda imalat bedeline ilişkin istemin kabulüne, KDV isteminin reddine, gecikme tazminatının kısmen kabulüne, maliyet farkına ilişkin istemin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki uyuşmazlık kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu nevi eser sözleşmeleri mülkiyeti nakil (pay devri) borcunu içerdiğinden MK. nun 706, BK.nun 213, Tapu Kanununun 26 ve Noterlik Kanununun 60. maddeleri uyarınca sözleşmenin Tapu Sicil Müdürlüğünde veya Noter'de düzenleme biçiminde yapılması zorunludur.
Emredici kurallar ile geçerliliği resmi biçim koşuluna bağlanan sözleşmelerin, öngörülen biçimde yapılmaması durumunda, bu sözleşmeler geçersiz olur (BK. Madde 11/2). Kural bu olmakla birlikte, sözleşmedeki edimler karşılıklı olarak tümüyle veya önemli oranda yerine getirilmiş, diğer bir ifadeyle eserin tamamı veya reddolunamayacak oranda tamamına yakın bölümü tamamlanmış, ya da yükleniciye tapuda pay devri yapılmışsa Daire'mizin yerleşik uygulamasına göre bu iki durumda şekil noksanlığının ileri sürülmesi iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından sözleşmenin tarafları bağladığı kabul edilir. Resmi biçimde yapılma koşulu kamu düzenine ilişkin bulunduğundan, sözleşmenin geçersizliği davanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilir. Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ifa davası açılamaz, gecikme tazminatı ve müspet menfi herhangi bir zararın tazmini istenemez. Geçersiz sözleşme nedeniyle taraflar ancak birbirlerinin malvarlıklarına kazandırdıkları iktisadi değerlerin iadesini talep ve dava edebilirler.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; yanlar arasında kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin varlığı çekişmeli değildir. Ancak sözleşme yasanın aradığı biçimde düzenleme olarak değil de, sözlü olarak yapıldığından geçersizdir. Pay devri veya önemli oranda ifa mevcut olmadığından sonradan geçerli hale de dönüşmemiştir. Bu durumda da, davacı yüklenicinin yapmış olduğu imalatın bedelini talep etmeye hakkının bulunduğu kuşkusuzdur. Davacı yüklenici, inşaata 8.10.1993 tarihinde alınan inşaat ruhsatına göre başlamış, ferağ konusunda çıkan uyuşmazlık sonucu 1996 yılında inşaatı durdurmuştur. İşin durdurulmasını müteakip davacı yüklenici tarafından 10.5.1996 tarihinde 1996/45 D. İş sayı ile imalatın tespiti yaptırılmış, düzenlenen bilirkişi raporunda, o tarihe kadar yapılan işlerin bedeli 1996 yılı bayındırlık birim fiyatlarıyla KDV dahil 6.630.145.000 TL. olarak saptanmıştır. Davacı yüklenici tarafından keşide edilen 12.6.1996 tarihli ihtarda da, yapılan işin bedelinin 6.630.145.000 TL. olduğu benimsenerek ferağın verilmemesi halinde bu bedelin ödenmesi talep edilmiştir. Ferağ verilmediğinden davacı inşaata başlamamış, davalı arsa sahibi tarafından davacı yükleniciye imalat bedeli olarak herhangi bir ödeme de yapılmamıştır. Esasen tespit tarihinden sonra davacı tarafından herhangi bir imalat yapılmadığı ve davacıya yapılmış herhangi bir ödemenin de bulunmadığı yanlar arasında çekişmeli değildir. Çekişme, davacının davanın açıldığı 2001 yılı fiyatlarıyla mı yoksa işin durdurulduğu 1996 yılı fiyatlarıyla mı bedele hak kazandığı noktasındadır. Geçersiz sözleşmenin feshi mümkün olmadığından, arsa sahibinin ruhsatı yenileyerek inşaata kendisinin başlaması ve ihtara rağmen işyerini yükleniciye teslim etmemesi gibi eylemleri sonucu feshin 2001 yılında gerçekleştiğinden bahisle 2001 yılı birim fiyatlarıyla bedel istenemez. Mahkemece, asıl davada, işin durdurulduğu 1996 yılı birim fiyatlarıyla hesaplanan ve yargılamada alınan raporla da doğrulanan 6.630.145.000 lira imalat bedeline hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile fazlaya hükmedilmesi doğru olmamıştır.
3-Geçersiz sözleşmenin ifası istenemeyeceğinden bu sözleşmeye dayanılarak gecikme tazminatı talep edilemez. Mahkemece, karşı davada, arsa sahibinin gecikme tazminatı isteminin de tamamen reddi gerekirken, kısmen kabulü doğru bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın (2.) bentte yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı arsa sahibi, (3.) bent uyarınca da davacı ve karşı davalı yüklenici yararına BOZULMASINA, 400,00'er YTL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy