(818 S. K. m. 101, 104, 355) (3095 S. K. m. 4) (6762 S. K. m. 14, 20)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında yapılan ve kapsamının doğruluğu yanlarca kabul edilen 31.12.1997 günlü sözleşme, Borçlar Yasasının 355.maddesi hükmü uyarınca ve hukuksal niteliğince bir eser sözleşmesidir. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Sözleşme bir yıl süreli olup, 19. maddesinde düzenlendiği üzere; sürenin sona ermesi tarihinden bir ay öncesinde taraflarca mutabakat sağlanması durumunda bir yıl süre ile uzatılabileceği, karşılıklı onay verilmemesi durumunda da sözleşmenin fesih edilmiş olacağı; bu kapsamda akdi ilişkinin sonlandırılacağı taraflarca kararlaştırılmıştır. Kapsamında uyuşmazlık bulunmayan (01.11.2000) günlü Fesih Beyanı başlıklı belge, taraflarca düzenlenerek sözleşmenin 30.11.2000 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sona ermiş olduğu kabul edilmiştir. Buna göre, yanlar arasındaki sözleşme, 31.12.1997 tarihinden itibaren üç yıl süreyle yürürlükte kalmış ve hükümleri uygulanmıştır.
31.12.1997 günlü sözleşmenin 2. maddesinde işin tanımı yapılmış ve kapsamı gösterilmiştir. Bu madde hükmünden, davacı yüklenicinin Zonguldakta yapılacak kablolu TV şebekesinin dahili tesisat ve bakım işlerinin yapımını yüklendiği anlaşılmaktadır. Tesisat montajı işinin birim fiyatları, sözleşmenin 4.maddesinde; ödeme şekli ise 6/1.maddesinde düzenlenmiştir. Bakım bedelinin birim fiyatıyla, yükleniciye ödenebilmesi koşulları sözleşmenin 6/2. maddesinde; Alt işveren bakım işlerine karşılık olarak alacağı 5 USS'ları ilk 2 yıl boyunca tahsil etmeyecekler, 3.yıldan itibaren aşağıda belirtilen dağıtım %'lerine göre ilk 2 yılda kazandıkları hakkı fatura karşılığı 30 gün içinde tahsil edeceklerdir... içerikli olarak açıklanmış ve ilk iki yıl ödemesiz olmak üzere, ilk iki yıllık hak edişin belli oranlarda ödemesinin on yıl içinde yapılacağı kararlaştırılmıştır.
Dava konusu kısmi uyuşmazlık da, bakım bedelinden kaynaklanmaktadır. İlk iki yıllık dönemde davacı yüklenicinin 1709 adet bakım hizmeti gerçekleştiği sabittir. Üçüncü yıl içinde ise 1299 adet bakım işini yaptığı da çekişmesizdir. Buna göre, toplam (3008) adet olarak yapılan abone bağlantısı sebebiyle gerçekleştirilen bakım bedeli teminat senedi dışında kalan kısmi uyuşmazlık konusu olmaktadır. Davacı, fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak bakım bedelinden ötürü (9.000) USD asıl alacak ve işlemiş temerrüt faizinin ödetilmesini istemektedir. Sözleşmenin tümü gözetilerek, Borçlar Yasası'nın 18.maddesine ve amaca göre yorum kuralına göre yorumlandığında; ilk iki yıllık bakım bedelinin ilk iki yılı ödemesiz olmak üzere her yıl belli bir orandaki miktarının ödenmesini 10 yıllık süreye bağlayan sözleşmenin 6/2. maddesi hükmünün, sözleşmenin on yıl süreyle yürürlük de olacağının öngörülmesiyle düzenlenmiş olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. Yorum, bir irade bildirimindeki anlamın belirlenmesidir. Bir sözleşmeyi yorumlarken, taraflarının irade bildirimlerini belirlemek ve onların birbirlerine uygun olup olmadıklarını incelemek gerekir. Burada önemli olan, tarafların gerçek isteklerinin ne olduğunun belirlenmesidir. Akdi ilişkinin sonlandırılmasından sonra bozulan sözleşmede kararlaştırılan uzun süreli ödeme planının uygulanabilir olabileceği, ticari geleneklere ve olağan hayat tecrübelerine göre büyük ihtimalle olanaklı olmadığından, yanların gerçek isteklerinin sözleşmenin feshi halinde dahi sözleşmenin 6/2. maddesindeki on yıllık ödeme planının uygulanması yönünde olduğu iddiası dayanaktan yoksun olur. Taraflar tacirdir (TTK. md.14). Tacirler basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek zorundadırlar (TTK Md. 20/2). Nitekim, davalı taraf da cevap dilekçesinde bakım işinin 10 yıllık süreyi kapsaması maksadı ile on yıllık ödeme planının kabul edildiğini açıklamıştır.
Davalı tarafından, yanlar arasındaki sözleşme fesih olunduğuna göre, kararlaştırılan ödeme planının da uygulanması olanağı ortadan kalkmıştır. Sözleşmenin 6/2.maddesinde (5) USD tutarında ve götürü olarak her abone için kararlaştırılan bakım bedeli fesihten önceki dönemde yapılan 3008 adet abone işi yönünden istenebilir alacak niteliğindedir. Saptanan durum bu olunca da; davada istenen (9.000) USD tutarındaki alacak hakkında davanın tümden kabulü gerekirken yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davada davacı işlemiş temerrüt faizinin ödetilmesini de istemiş, ancak mahkemece davalının davadan önce, Borçlar Yasası'nın 101/1.maddesi gereğince borçlu temerrüdüne düşürülmüş olup olmadığını tartışmadan ve sebepleri gösterilmeden istem reddedilmiştir. Davadan önce borçlu temerrüdü gerçekleşmiş ise temerrüt tarihi ile dava tarihi arasındaki süre için 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi uygulanarak, davacı isteminin aşılmaması gerektiği de gözetilerek, işlemiş temerrüt faizi tutarı hesaplanıp mahkemece hükmedilmeli ve Borçlar Yasası'nın 104/son maddesi uyarınca faiz alacağına faiz yürütülmeden dava tarihinden itibaren davası kabul edilen asıl alacağı 3095 sayılı Yasanın 4/a maddesi hükmünde öngörülen yasal temerrüt faizi uygulanmalıdır.
Yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle yanlış yoruma ve nitelendirmeye dayalı olan bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak yazılı şekilde mahkemece karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 356,10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy