(2004 S. K. m. 72, 89, 338) (1086 S. K. m. 76, 438)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Ordu 2. İcra Müdürlüğünün 1998/999 takip s. dosyası üzerinden davalı T.Emlak Bankası A.Ş. tarafından sair davalı Fikret Taşpınar ve dava dışı Gülüm Gıda Turizm Tekstil Pazarlama İç ve Dış Ticaret Ltd. şirketi hakkında başlatılan icra takibinde; icra takip borçlusu Fikret Taşpınar'a (3.481.633.596) TL borçlu bulunduğu iddiasıyla İİK. 89/1. maddesi gereğince birinci haciz ihbarnamesi gönderilip 09.11.1998 gününde tebliğ olunduğunu ileri sürerek, davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Fikret kendisine kanuna uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın; davayı takip etmediği gibi yazılı bildirimde de bulunmamıştır.
Davalı Emlak Bankası davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının icra takip borçlusu Fikret Taşpınar'ın inşaat yapımı işi nedeniyle borçlu olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Dava gününde yürürlükte bulunan İcra ve İflas Kanunu'nun 89/1. maddesi hükmüne uygun olarak, icra takip alacaklısı banka tarafından, Ordu İcra Müdürlüğünün 1998/999 takip s. dosyası üzerinden davacının takip borçlusu Fikret Taşpınar'a (3.481.683.596) TL tutarında borçlu olduğu iddiasıyla birinci haciz ihbarnamesi çıkarılması istenmiş ve çıkarılan birinci haciz ihbarnamesi davacıya 09.11.1998 gününde tebliğ olunmuş ve davacıda (7) günlük hakdüşürücü nitelikteki süresi içerisinde 16.11.1998 gününde itirazda bulunmuştur.
Davacıya İİK. nun 89/3. maddesi uyarınca ikinci haciz ihbarnamesi çıkarılmamış olmasına karşın; icra takip alacaklısı olan banka ve takip borçlusu Fikret Taşpınar hakkında 28.02.2000 gününde bu davayı açmıştır.
Davacı icra takip alacaklısı banka ile takip borçlusu arasındaki ilişkide üçüncü şahıs durumundadır. Üçüncü kişi durumunda olan davacının birinci haciz ihbarnamesiyle istenen alacak miktarını kabul ve ikrar etmiş olabilmesi için ikinci haciz ihbarnamesinin çıkarılması ve buna karşı da süresi içerisinde takip borçlusuna borçlu olmadığının saptanması istemiyle takip alacaklısı yahut onunla birlikte takip borçlusu haklarında dava açılmamış olması ya da açılan davanın reddedilmiş bulunması gerekir (İİK. md.89/3).
Hukukumuzda tespit davaları hakkında genel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, İİK. nun 72. maddesi hükmüne göre, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında kendisinden alacaklı olduğunu ileri süren kimseye karşı borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu davalar, özel bir süreye tabi değildir ve borçlu tarafından kendisinden alacaklı olduğunu ileri süren kimse ya da kimseler hakkında açılabilir. Borçlu, İİK. nun 72. maddesine dayalı olarak açmış olduğu menfi tespit davasında, İcra-İflas hukukundan kaynaklanan sebeplere değil maddi hukuka dayalı birçok nedenlerle borçlu olmadığını ileri sürebilir. Oysa İcra İflas Yasası'nın 89. maddesine dayalı menfi tespit davası, icra iflas hukukuna dayalı, hakdüşürücü nitelikteki belirli süreye tabi olan, icra takip borçlusuna borçlu olmadığının tespiti istemiyle icra takip alacaklısı hakkında üçüncü şahıs tarafından açılan bir davadır. Bu davada, icra takip alacaklısına karşı davacı üçüncü şahıs borçlu değildir.
İleri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak yasa hükümlerini tespit etmek görevi hakime aittir (HUMK. md.76). Özetle açıklanan bu hukuksal esaslar çerçevesinde; somut olay tarafların davadaki durumları davacı açıklamaları ve toplanan deliller gözetilerek değerlendirilmesi ve hukuksal nitelendirilmesinin yapılması sonucunda davanın İİK. nun 89. maddesine dayalı olarak açılmış olduğu açıklıkla anlaşılmaktadır.
Davacı yan hakkında, İİK. nun 89/4 maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 338. maddesi hükmüne göre verilmiş bir mahkumiyet hükmü de bulunmamaktadır.
Az yukarıda da açıklandığı üzere kendisine ikinci haciz ihbarnamesi çıkarılmamasına ve tebliğ edilen birinci haciz ihbarnamesine karşı da süresinde itiraz da bulunması sebepleriyle takip borçlusuna karşı borç zimmetinde sayılmamasına göre şartları oluşmayan davanın usul yönünden reddi yerine; davacının davalılara borçlu olduğu sonucunu doğuracak biçimde ve davasını kanıtlayamaması nedeniyle mahkemece davanın reddine karar verilmesi ve ayrıca davanın usul yönünden reddi halinde İİK. nun 89/3. maddesi gereğince davalılar yararına tazminata hükmedilmemesi gerektiğinin de gözetilmemesi doğru olmamış ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmişse de; bu yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden ve davanın reddine yönelik hükmün gerekçesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK. nun 438/son maddesi gereğince, gerekçe değiştirilerek ve yukarıda açıklanan hukuksal sebeplerle düzeltilerek ve ayrıca aynı Kanunun 438/VII. maddesi uyarınca da, gereksiz yazıldığından hüküm fıkrasının 2. bendinin; yasaya uymadığından 3. bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle davacı temyiz isteminde haklı olduğundan; yerel mahkeme kararının gerekçesinin belirtilen şekilde değiştirilmesine ve hüküm fıkrasının Ordu 2. İcra Müdürlüğünün 1998/999 Esas no.lu takibin devamına, icra takip gününden itibaren kanuni faiz işletilmesine içerikli iki numaralı ve Asıl alacak üzerinden hesap edilecek %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak T.Emlak Bankasına verilmesine içerikli üç numaralı bentlerinin hükümden çıkarılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 12.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy