(1086 S. K. m. 334, 335)
Dava ve Karar: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalılar vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı gelmedi. Davalılar vekili avukat S. T. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, 7.12.1995 tarihli kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici olup inşaattan kendisine verilmesi gereken (8) nolu dairenin davalı arsa sahiplerince başka kişiye satıldığını ileri sürerek bedelinin tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava konusu dairenin davacı yükleniciye ait olacağı konusunda uyuşmazlık yoktur. Sözleşmede de tapu devirlerinin yüklenicinin göstereceği kişilere yapılacağı konusunda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda kural olarak tapuda resmi devir işlemini gerçekleştiren davalı arsa sahiplerinin daireyi kendi adlarına sattıklarının kabulü gerekir. Ne var ki davalılar cevaplarında davacının isteği üzerine dairenin satıldığını ve bedelinin davacıya Kent Emlak'ın sahibi H. E. tarafından ödendiğini belirtmişlerdir. Gerçekten de şahit olarak ifadesine başvurulan H. E. (8) nolu dairenin davacının isteği üzerine önce M. Ç.'ye satılıp bedelinin davacıya ödendiğini, haricen yapılan bu satıştan sonra dairenin başka kişilere intikal ettiğini belirtmiştir. Tapuda yapılan işlemin aksi yazılı belgeyle ispatlanması zorunlu olup şahidin bu ifadesi tapudaki satış aktinin yüklenici namına olduğunu ispata yeterli kabul edilemez ise de satış emlakçı vasıtasıyla yapıldığına göre emlakçının satış işlemiyle ilgili olarak yazılı belge düzenlemesi gerektiğinden mahkemece emlakçı elinde bulunması muhtemel yazılı belgelerin mahkemeye ibraz ettirilmesi (HUMK.nun 334, 335 md.) davacının imzasını taşıyan belgeler var ise gerektiğinde imza konusunda araştırma yapılarak dairenin davacı tarafından satılıp satılmadığı saptanmalıdır. Bu şekilde yapılacak inceleme sonucunda davacı tarafından satışın yapıldığı ispatlanamaz ise (8) nolu dairenin dava tarihindeki değerinin tamamına hükmedilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalılara verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy