(3202 S. K. m. 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davada, eser sözleşmesinin davalı yanca haksız olarak feshedildiği ileri sürülerek yapılan işlerin bedeli ile uğranılan menfi zararların tahsili istenmiş, bilahare dava ıslah edilerek talep artırılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı, 5.12.1996 tarihli sözleşme ile 12.659.000.000 lira keşif bedelli Tunceli İli Ovacık İlçesi Merkez Sulama Tesisi işini birim fiyatlardan %35.60 oranında tenzilat yapmak suretiyle üstlenmiş, 22.1.1997 tarihinde yapılan yer tesliminden sonra işe başlamış, ancak sulaması planlanan sahanın büyük bir kısmının DSİ'nin sulama projesi alanına girmesi ve projenin uygulanabilmesi için yeterli suyun bulunmaması nedenleriyle davalı İdarenin 25.2.2000 olur tarihli kararı ile sözleşmenin 3202 sayılı Yasa'nın 39. maddesindeki esaslar çerçevesinde tek taraflı olarak tasfiyesine karar verilmiş ve tasfiye kararı davacıya 22.1.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Yanlar arasındaki uyuşmazlık yapılan işin bedeline ilişkindir. Sözleşmenin 1. maddesinde işin bedeli birim fiyat olarak belirlenmiş, 8. maddede ise uygulama yılı için 88/13181 sayılı kararname esaslarına göre fiyat farkı uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Bedeli istenen imalatın tasfiye kararının alındığı 25.2.2000 tarihinden önce yapıldığı yanlar arasında çekişmeli değildir. O halde mahkemece; bilirkişiden ek rapor alınarak yapılan işin bedeli sözleşme hükümlerine göre hesaplatılmalı, yani hangi yıllarda ne miktar iş yapıldığı saptanarak bedeli sözleşmenin yapıldığı 1996 yılı bayındırlık birim fiyatlarıyla hesaplanmalı, sonra bu bedele imalatın yapıldığı yılların katsayısının uygulanması suretiyle bulunacak fiyat farkları eklenmeli, ayrıca sözleşmedeki ihale indirimi sözleşme birim fiyatlarına ve fiyat farklarına aynen uygulanmalıdır. Mahkemece değinilen bu hususlar gözardı edilerek tasfiye kararının davacı yükleniciye 2002 yılında tebliğ edildiğinden bahisle doğrudan 2002 yılı birim fiyatlarıyla hesaplama yapan ve ihale tenzilatını da uygulamayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Diğer yandan, kısmi dava açılmasının saklı tutulan fazla haklar yönünden temerrüt oluşturmayacağı, temerrüdün dava edilen miktar bakımından dava tarihinde, ıslah yoluyla artırılan miktar bakımından da ıslah tarihinde oluştuğu gözetilerek davada kabul edilen miktara dava tarihinden, fazlasına ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken bir ayrım yapılmadan alacağın tamamına dava tarihinden faiz yürütülmesi de kabul şekli itibariyle yasaya uygun bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy