(818 S. K. m. 101, 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, eser sözleşmesi nedeniyle fazla iş ve imalat bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili dava dilekçesinde sözleşme konusu işin alt yapısı ile ilgili işlerde fazla imalat yaptığını ileri sürerek 2003 yılı birim fiyatlarıyla 192.166.000.000 TL. imalat bedelinin 31.10.2002 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili söz konusu işte fazla imalat yapılmadığı ve iş artışı bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece dosya üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi kurulu raporuna itibar edilerek fazla imalatın %30 keşif artışı içinde kaldığı kabul edilmek suretiyle 100.216.039.025 TL. alacağın ihtarın tebliğ tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından fazla imalat ve iş artışı bulunmadığı savunulduğuna göre, öncelikle davacıya fazla imalat ve iş artışının nelerden ibaret olduğu açıklattırılıp, sözleşme konusu işle ilgili yeşil defter, ataşmanlar, hakediş raporları ve ekleri olan belgeler getirtildikten sonra mahallinde konusunda uzman bilirkişilerden oluşacak kurul marifetiyle keşif yapılarak alt yapıda %30 fazlalık ve iş artışı olup olmadığı, varsa miktarı gerektiğinde sondaj yapılmak suretiyle belirlenerek rapor düzenlettirilmesi ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken mahkemece eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulü doğru olmamıştır.
3- BK.nun 101. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. İhtarda borcun ödenmesi için bir süre verilmiş ise temerrüt tarihinin ihtarın tebliğ tarihine bu süresinin eklenmesiyle tespiti gerekir. Somut olayda 11.12.2003 tarihli ihtarnamenin 16.12.2003 tebliğ tarihine göre verilen 10 günlük süre eklendiğinde 27.12.2003 tarihi itibariyle davalı temerrüde düşer ise de, daha önceki bir gün olan 22.12.2003 tarihli cevabi yazıda ödeme yapmayacağını bildirdiğinden bu tarih itibariyle mütemerrit olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak ihtarnamenin tebliğ tarihi temerrüde esas alınarak bu tarihten itibaren faiz uygulanması da kabul şekline göre doğru olmamıştır.
Belirtilen nedenlerle kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentler uyarınca davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 17.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy