(2004 S. K. m. 277, 278, 280)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptâli istemine ilişkindir. Davada davalılar babası ile kızı olup İİK.nun 278/3-1 maddesi gereğince usul ve furu arasında yapılan ivazlı tasarrufların bağışlama sayılması gerektiğinden mahkemenin bu hükmün aksine 3.kişi davalıyı iyiniyetli kabul edip işlemi satış olarak nitelemesi ve aynı zamanda iki yıllık sürenin de geçmiş olduğundan sözederek davanın reddi doğru değildir. Davalıların yukarıda değinildiği gibi baba-kız derecesinde akraba oldukları ve davacının alacağının 21.12.1999 tanzim tarihli bonodan doğması karşısında davalı 3.kişinin babasının borçlu olduğu hususunu bilmesi gerektiği, alınan 17.5.2004 tarihli aciz belgesinden borçlunun tediye kabiliyetini yitirdiğini ve mevcudunu eksilttiği 12.6.2000 tarihli satış işleminin de alacağın doğumundan sonra yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda olaya İİK.nun 4949 sayılı Yasa ile değişik 280.maddesinin uygulanması gerekmekte olup bu maddede belirtilen hallerde tasarrufun iptali iki yıllık süreye tabi olmadığından ve alıcı borçlunun kızı olduğundan aynı Kanunun 280/3 maddesindeki iyiniyetli alıcı olduğunu ispat edemediğinden mahkemece anılan maddede öngörülen beş yıllık hak düşürücü süre de geçmemiş olduğundan davada diğer iptal koşulları da gerçekleşmekle davanın kabulüne karar verilmelidir.
Bütün bu hususlar üzerinde durulmadan delillerin takdirinde ve olaya uygulanacak kanun maddesinin tatbikinde yanılgıya düşülerek davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 19.7.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy