(818 S. K. m. 355)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık arsa payı karşılığında inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Akdin davalı arsa sahiplerince feshedilmesi nedeniyle davacı yüklenici yaptığı imalatın bedelini istemiş, davalılar ise cevaplarında iş bedelinin davacıya isabet edecek olan daire ve dükkanların satılarak elde edildiğini savunup davanın reddini istemişlerdir. Daha önce verilen kararlar Daire'mizce ikinci kez bozulmuş bozmaya uyan mahkemece dava aynen kabul edilmiş, karar davalılarca temyiz edilmiştir.
İnşaatın tapu devri suretiyle gerçekleşecek olması nedeniyle davacıya nakit olarak ödenen bir bedel yoktur. Ancak davalılar yüklenicinin kendisine düşen bölümleri satıp parasını aldığını ancak tapu kaydı davalılar adına olduğundan satış işleminin kendileri tarafından gerçekleştirildiğini belirtmişlerdir.
Dava konusu olayda davacı, Savaş Gezerkaya ve İhsan Tekin'e iki adet bölümün satıldığını kabul etmiştir. 2.1.2002 tarihli olup, 17.1.2002'de havale edilen dilekçesinde de intikallerde imzasının bulunduğu satışları da kabul etmiştir. Arsa sahipleri tarafından üçüncü kişilere tapuda doğrudan devredilen bazı satış işlemlerinde yüklenicinin imzası mevcuttur. Bunlar Şevki Eren, Fatma Eren, Hüdaver Akgün, Dündar Bulman, Osman Hacıkadiroğlu, Ayten Güldaval ve Yüksel Eser'e satılan bölümlere ait işlemlerdir. Bu satışların dahi yüklenici tarafından yapıldığının kabulü zorunludur. Öte yandan bu sayılanlar dışında Hulusi Uyar, Nükhet Kahraman, Selman Heymaral, İsmail Hakkı Erşahin, Mehmet Çayır ve Ahmet Türktekin'in yükleniciden satın aldıklarına dair adi yazılı belgeler de bulunmaktadır. Bu belgelerdeki imzaların yükleniciye ait olduğu sabit olduğu takdirde sözkonusu satışların da yüklenici adına yapıldığının kabulü gerekir. O halde bu sözleşmelerdeki imzanın sıhhati üzerinde durularak yüklenici namına satılıp satılmadığı belirlenmelidir.
Özetlenecek olursa adi senetlerdeki satışların kabul edilmemesi halinde en az 9 adet bölüm, kabulü halinde ise 15 adet bölüm yüklenici adına arsa sahiplerince satıldığı kabul edilmeli, imalatın belirlendiği tarih itibariyle bulunacak bedelleri iş bedelinden düşülmeli varsa kalanına hükmedilmelidir.
Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan ve bazı satışların yapıldığına dair davacı kabulü dahi gözden uzak tutularak davanın kabulü doğru olmamış, kararın tekrar bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 1. bent gereği sair temyiz itirazlarının reddine, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 26.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy