(1086 S. K. m. 339)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Mustafa Ç. ile davalı vekili avukat Önder Y. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 3.1.2000 tarihli protokolden kaynaklanmıştır. Davacı iş sahibi davalıya yapılan ödeme kadar mamul teslim edilmediğini iddia ederek fazla ödemenin iadesini istemiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda imal ve teslim edilen mal kadar ödeme yapılmadığının belirlendiği gerekçesiyle dava reddedilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İmzası inkar olunmayan protokole göre davalı tarafından gerçekleştirilecek imalat davacının Adana'daki deposunda teslim edilecektir. 3.4.2000 ve 7.7.2000 tarihli faturalarda gösterilen imalatın davacıya teslim edildiğinde uyuşmazlık yoktur. Ancak 2.8.2002 ve 16.8.2002 tarihli faturalardaki malların teslim edildiğini davacı kabul etmemiştir. Malın teslim edildiğini ispat yükü davalı yükleniciye aittir. Söz konusu faturalardaki teslimatın davalıya ait Tarsus'taki fabrikada yapıldığına ilişkin savunma, sözleşmedeki 2.maddede gösterilen teslim şekline aykırıdır. Teslimi ispat için ibraz edilen kapı çıkış fişleri ise davacı tarafından inkar edilerek sahte olduğu ileri sürülüp kabul edilmemiştir.
Mahkemece bu belgelerin sıhhati için inceleme yapılmadığından yapılan yargılama hüküm tesisine yeterli bulunmamaktadır. Bu nedenlerle mahkemece yapılacak iş; aslı davalı elinde olması gereken kapı çıkış fişlerinin asılları ibraz ettirilerek bu fişlerde teslimatın yapıldığı gösterilen kişilerin davacı ile ilgisi üzerinde durulup itiraz edilmeyen faturaya konu teslimattaki kişilerden olup olmadığı da belirlenip buna göre gerektiğinde teslime ilişkin olarak davalıya yemin hakkı da hatırlatılıp teslimatın faturalarla da mukayesesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 08.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy