(818 S. K. m. 161/son)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat M.Nezih Özger geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı yüklenici sözleşme gereği kendisine ait olacak bağımsız bölümlerin tescili için Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 16.7.2001 tarihinde dava açmış, davalı arsa sahibi Mustafa bu davaya karşı dava olarak 12.9.2001 tarihinde açtığı davasında metrekare noksanlığı nedeniyle tazminat talebi ile birlikte karşı davanın açıldığı tarihe kadar kira tazminatı talebinde bulunmuştur. Mahkemece karşı dava nedeniyle binaya iskan ruhsatının alındığı 13.2.2001 tarihine kadar kira tazminatına hükmedilmiş, arsa sahibinin fazlaya ilişkin kira tazminatı talebi red edilmiş, karar bu yönden arsa sahibince temyiz edilmekle, temyiz taleplerinin reddiyle Dairemizce onanarak kesinleşmiştir. Kesinleşen mahkeme kararı gereği davacı arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin iskan ruhsatının alındığı 13.2.2001 tarihinde davacıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Ne var ki, davalı yüklenici yargılamada ve temyiz dilekçesinde arsa sahiplerinin vekili sıfatı ile Murat Güroğlu tarafından imzalanan 12.6.2002 teslim protokolünün düzenlendiği tarihe kadar kira tazminatına hükmedilmesi gerektiğini kabul ettiğinden bu tarihe kadar kira tazminatına hükmedilmesi yerine davanın açıldığı 22.4.2003 tarihine kadar kira tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Davacı arsa sahibi tarafından 13.11.2002 tarihinde tespit talebi ile mahkemeye başvurulmuş 25.11.2002 tarihinde düzenlenen raporla davacı daireleri ile ilgili eksik ve kusurlu imalat tutarı ve ortak yerlerden davacının talep edebileceği eksik işler bedeli toplam 8.680.000.000 TL. olarak belirlenmiş davacı fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 8 milyar TL.nın tahsilini istemiştir. Mahkemece alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda eksik işler bedelinin raporun düzenlendiği 2004 yılı rayiçleriyle hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacı arsa sahibi teslimin gerçekleştiği kabul edilen 12.6.2002 tarihi itibariyle noksan ve kusurlu işler bedelini talep edebilir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak eksik ve kusurlu işler bedelinin 2002 yılı rayiçleri ile hesaplanması ve bu miktarın hüküm altına alınması yerine 2004 yılı mahalli rayiçleri ile hesap yapan bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, vekili duruşmaya gelmeyen davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy