(818 S. K. m. 365)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar avukatı gelmedi. Davalı vekili avukat Vedat Damar geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı avukatı dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında 13.3.1990 tarihinde eser sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı yükleniciler iş yerinde oluşan terör olayları ve fiyatlardaki aşırı yükselişler nedeniyle işin zorunlu sebeplerle tasfiyesini, imalat alacaklarının tahsilini ve teminat mektuplarının iadesini talep ve dava etmişler, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Yanlar arasında kurulan sözleşme ile, davalı Etibank'a ait geniş bir maden sahasında imalat işini davacı üstlenmiştir. İşyeri henüz yüklenicilere teslim edilmeden 21.3.1990'da teröristlerce işyerine baskın düzenlenmiş ve işyerinde görevli 11 teknik eleman öldürülmüştür. Bu duruma rağmen davacılara gecikmeli de olsa işyeri teslim edilmiş ve revize iş programı da düzenlenmiş ve işe devam edilmiş ise de daha sonra işyerinde çalışan kişilerin can güvenliklerinin bulunmadığını ileri sürerek işyerinden ayrıldıkları, davacıların eleman temininde güçlük çektikleri ve Jandarmadan alınan cevaptan da işyerinin çok geniş bir alanı kapsaması nedeniyle işyerinin tamamında can güvenliğinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Sözleşmeye göre davacıya fiyat farkı verilmesi ve çıkmış ve çıkacak fiyat farkı kararnamelerinin uygulanması da söz konusu değildir. Bu olayların meydana gelmesinde ve güvenliğin sağlanmasında her iki yanın da kusurlu bulunmadıkları ortadadır. Bu nedenle akdin feshinde davalıya da bir kusur izafe edilemeyecektir. Sözleşmeyle terör olaylarının mücbir sebep olarak kabul edildiği 13. maddenin düzenlemesinden anlaşılmaktadır. Bu şartlar altında davacının yeterli eleman bularak işi tamamlamasının son derece zorlaştığı ortadadır. BK.nun 365. maddesi böyle durumlarda hakime ücretin değiştirilmesi ya da akdin feshi için takdir yetkisi tanımıştır. Dava konusu olayda, terör olayları, eleman temininde sıkıntı çekilmesi ve fiyatların önemli oranda artması nedeniyle iki tarafın elinde olmayan nedenlerle akdin ifasının son derece güçleştiği ortaya çıktığından mahkemece işin tasfiyesine karar verilmeli, tasfiye hesabının sonucuna göre de alacaklarla ve teminat mektuplarıyla ilgili talepler değerlendirilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan davanın reddedilmesi oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 16.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy