(1086 S. K. m. 530, 531, 533)
Dava: Davacı Kerimoğlu Nak.Tekstil Otomotiv San.Tic.Ltd.Şti. ile davalı İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Tansu Alper, Celal E. ve Serkan M.'den oluşan Hakem kurulu tarafından 17.5.2005 tarihli kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve dosya Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince 7.10.2005 tarih ve 2005/275-323 sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hakem faaliyetinin bir yargılama işlemi sayıldığında kuşku yoktur. Yargılama işlemleri de hükümle sona erer. Hakemlerin evrak üzerinden karar verme olanakları var ise de, karar verecek hakemlerin bundan önce toplanmaları ve konuyu birlikte müzakere etmeleri asıldır. Genel bir anlatımla konunun müzakeresi; birden çok hakemin bir mesele hakkında belli bir neticeye ulaşmak, o meseleyi karara bağlamak için görüşlerini birbirlerine açıklamaları, konuları aralarında tartışmaları demektir. Kuşku yok ki, birden çok hakemin bulunduğu çekişmelerde müzakere yapılmasının diğer hakemlerin oyları üzerinde olası bir etkisi vardır. HUMK. nun 530. maddesinde öngörülen biçimde karar yazılması da ancak bu biçimde olanaklıdır. Hakemlerin kararın verileceği gün toplanarak karar müzakeresini yaptıkları da birlikte düzenleyecekleri bir tutanak ile belgelenebilir.
Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 38. maddesinde hakemler Tansu A., Celal E. ve Serkan M. olarak ismen tayin edilmişlerdir. Serkan M. adlı hakeme uyuşmazlığın intikal ettirildiği ve onun katılımı ile işin müzakeresinin yapılarak sonuca varıldığı anlaşılamamaktadır. Serkan M.'in hakemliği kabul etmediğine ve çekildiğine dair dosyada bir bilgi de yoktur. Bu hali ile nihai ve kesin kararın her üç hakemin de iştiraki ile yapılan toplantı ve müzakere sonunda verilmediği anlaşılmaktadır. HUMK. nun 531. maddesi gereğince hakemler ekseriyetle karar verebilirlerse de, bu ekseriyet hakem heyetinin tam olarak teşekkülü üzerine meydana gelen ekseriyet olup yoksa üç hakemden ikisinin birleşmesi ve üçüncü hakemin yokluğu ile noksan heyetle verilen kararın ekseriyetle verilmiş bir karar sayılması hukuken ve kanunen mümkün değildir. Bu durumda, ortada hukuken geçerli bir hakem kurulu kararı mevcut olmadığından, yokluk ifade eden kararın HUMK. nun 533. maddesi uyarınca bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle yok hükmündeki hakem kurulu kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy