(1086 S. K. m. 275) (Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi m. 25, 39)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Bülent Ş. Özçelik ile davalı vekili avukat Gülderen Şahin geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı yüklenici şirket, 22.12.2000 tarihli sözleşme ile yapımını yüklendiği İstanbul Gaziosmanpaşa 300 Yataklı Devlet Hastanesi inşaatı işinde ödenmediğini iddia ettiği hakediş bedellerinin tahsilini talep etmiş, davalı idarece davacının taleplerinin sözleşme dışı olduğu beyan edilerek davanın reddi istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava konusu inşaatta temel hafriyatı yapılabilmesi ve inşaat alanından taşınabilmesi için geçit yolları amaçlı rampaların kazı bedellerinin yükleniciye ödenmesine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme ve eklerinde, inşaatta rampa kazısı yapımının gerekmesi halinde, buna dair ayrı bir ödeme yapılıp yapılmayacağı hakkında hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle görüşü sorulan Yüksek Fen Kurulu, 08.09.2004 tarih ve 2004/79 sayılı kararında; rampa kazısı ile ilgili olarak yeterli bilgi ve belge bulunmadığı, tesbit edildikten sonra rampa kazısı yapılan alanın büyük bir bölümünün kazı alanı içinde kaldığı ve ayrıca sözleşme eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi'nin (BİGŞ.) 25/b maddesi uyarınca bu tür hizmet yolları yapımının yüklenicinin sorumluluğu altında olduğu ifade edilmiştir. Gerçekten de sözleşme eki ve delil sözleşmesi niteliği taşıyan BİGŞ. 25/b maddesinde, taahhüdün yerine getirilmesi için yüklenici tarafından gerekli görülen bütün hizmet yolları vb. giderlerinin, sözleşmede belirtilmemiş olması veya aksine bir hüküm bulunmaması halinde, yükleniciye ait olacağı kararlaştırılmış olup, bu durumda kazı projesinde öngörülen kazıların dışında, rampa kazısı adı altında, herhangi bir kazı bedeli ödemesi yapılamaz. Hal böyle iken, kararda gösterilen nedenlerle yükleniciye rampa kazısı bedeli ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3- Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan; D, F ve G blokları önünde yapılan otopark ve yakıt tankı kazısı, tesisat galerisi kazısı ile kalıp imalatı bedeli hususlarında metraj ihtilafı bulunmasına rağmen, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda bu kalemler hakkında herhangi bir teknik inceleme ve araştırma yapılmadığı halde anılan raporla bağlı kalınarak eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda belirtilen ihtilaflı imalat kalemleri hakkında metraj araştırması yaptırılarak, yapılacak incelemede de taraflar arasında düzenlenen 11 numaralı hakedişe kadar davacı yüklenicinin sözleşme eki BİGŞ. nin 39. maddesine uygun herhangi bir itirazı olmadığı ve kendisi açısından itirazsız kesinleşen bedelin üzerine çıkılamayacağı gözetilerek, sonucuna uygun bir karara varılmalıdır.
4- Davacı yükleniciye, C blok kat betonlarının atılabilmesi için ara hakedişlerle ödenen geçici dolgu kazı bedelleri, hatalı ödendiğinden bahsedilerek davalı idarece kesilmiştir. Davacı bu ödemenin haklı olduğunu ispat yönünde bir ataşmana dayanmışsa da, anılan belgede sadece yüklenici yetkilisinin imzasının bulunduğu, bu itibarla davalı idareyi bağlamayacağı ortadadır. Kaldı ki beton dökümü imalatı hakkında uygulanan 16.058/1 numaralı pozun tarifinde bu işin yapılması için gereken tüm hususlar kapsam dahilinde bulunmakla davacının kazı ve nakliye bedeli talep etmesi mümkün değildir. Bu sebeple kat betonu atılabilmesi için geçici dolgu kazı bedeli talebinin reddi yerine yazılı şekilde kabulü doğru bulunmamıştır.
5- İhtilaf konusu yapılan, 15.140/2 poz numaralı temel tabanına kum-çakıl serilmesi imalatı hakkında taraflar arasında düzenlenmiş bir ataşman mevcut değildir. Davalı idare elemanlarınca düzenlenen 14.06.2001 tarihli tutanakta da, bu konuda yapılacak imalatın resimlerle ispatlanması gerektiği açıklanmasına rağmen, işin iddia edilen miktar ve nitelikte yapıldığını gösteren resimler ibraz edilememiş olduğundan ispatlanamayan talebin reddi yerine kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur.
6- Davacı yüklenici tarafından hakedişlerine dahil edilmesi talep edilen ve YFA.04 pozuna ilişkin bulunan soğuk derz önleme imalatının bedeli, tüm beton imalatını içeren ara hakedişlerin içinde bulunmasına rağmen itiraz edilmeyerek kesinleştiğinden ve ayrıca dosyada, anılan poza ilişkin fiyat tutanağı bulunmadığından istemin reddi yerine kabulü de doğru görülmemiştir.
7- Açıklanan nedenlerle, mahkemece yeniden uyuşmazlık konuları hakkında uzman bir bilirkişi heyeti oluşturularak gerektiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle, yapılacak incelemede Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi de dikkatten uzak tutulmadan, metraj ihtilafları giderilmeli ve alınan rapor denetlenerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2., 3., 4., 5., 6. ve 7. bentler gereğince hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.10.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy