(2004 S. K. m. 277, 278)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı Adem Şengül'ün aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve izleyen maddeleri hükümlerine dayalı olarak açılmış olup, icra takip borçlusu davalının kayden taşınmaz satışı niteliğindeki tasarruflarının iptali istemine ilişkindir.
Davacı ve icra takip alacaklısı M. Karakaş tarafından Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2001/2427 takip sayılı dosyası üzerinden davalı M. Altuntaş hakkında 15.10.1999 keşide tarihli bono dayanak alınarak 15.000 DM alacağın ödetilmesi istemiyle ve kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla başlatılan icra takibi kesinleşmiştir.
Dosya kapsamındaki tapu kayıtlarına göre, Bucak İlçesi, konak Mahallesinde bulunan ve adına tapuya kayıtlı 989 ada, 1 parsel sayılı taşınmazını 3.000.000.000 TL., aynı ada 2 parsel sayılı taşınmazını 2.000.000.000 TL. bedelle ve 15.11.1999 tarihinde M. Altuntaş'ın diğer davalı F. Akgül'e kayden sattığı anlaşılmaktadır. Ancak, tasarruf tarihi olan 15.11.1999 tarihi itibariyle, mahkemece yapılan keşif de bilirkişi kurulu aracılığıyla yaptırılan inceleme sonucu 1 parselin gerçek bedelinin 20.228.713.680 TL. bulunduğu ve 2 parsel sayılı taşınmaz dahil iki taşınmazın toplam değerinin 27.386.713.680 TL. olduğu saptanmıştır. İİK. nun 278/b.2 maddesi gereğince, akdin yapıldığı sırada, kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği akitler, bağış niteliğinde sayıldığından batıldır. Az yukarıda açıklandığı üzere, borçlunun gerçek değerine göre çok düşük bedelle acizden geriye doğru iki yıl içinde yaptığı belirtilen tasarrufları İİK. nun 278/f.3, b.2 maddesi gereğince iptale tabidir. Bu konuda borçlunun muhatabı olan alıcının iyi niyet savunmaları dinlenmez. Gerçek bedellerin haricen ödenmiş olduğu inandırıcı yasal delillerle kanıtlanabilir. Tasarrufun taraflarınca her zaman düzenlenmesi olanaklı bulunan adi yazılı belgelerle ve tanık beyanlarıyla gerçek bedelin haricen borçluya ödenmiş olduğu kanıtlanamaz. Ayrıca, mahkemenin kabulünün aksine, borcun doğum tarihi 15.10.1999 olup, 15.11.1999 tasarruf tarihinden öncedir. Saptanan ve hukuksal durum bu olunca da; davacı M. Karataş'ın davasının kabulü ile davalılar arasındaki tasarrufların, davacının alacağı ve alacağının ferileriyle sınırlı olmak üzere iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacılardan A. Şengül'ün Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2001/1894 takip sayılı dosyası üzerinden ve 8541 USD tutarındaki alacağının ödetilmesi amacıyla borçlu M. hakkında başlattığı icra takibi sebebiyle açmış olduğu tasarrufun iptali davasının HUMK. nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verildiğine göre, karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesinin 7/2. maddesi uyarınca 300.000.000 TL. vekalet ücretinin takdiri ile davacı A. Şengül'den alınıp, davalı F.'e verilmesi gerekirken; mahkemece 4.487.584.526 TL. vekalet ücretine ve bu davacının müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu sebeple de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacı A. Şengül'ün sair temyiz itirazlarının reddine; 2. bentte açıklanan sebeplerle davacıların temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 30.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy