(818 S. K. m. 61, 358, 360) (1086 S. K. m. 275, 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı-k.davacı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca ayıplı ve hasarlı inşaatın kal'i ile ortadan kaldırılmasına, inşaat yıkım masrafları karşılığı şimdilik kaydıyla 10.000.000.000 TL. nın davalıdan alınmasına ilişkindir.
Davalı, inşaatın projesine uygun ve nitelikli malzeme kullanılarak yapıldığından davanın reddini savunmuş, birleşen davasında imalat karşılığı 10.000,00 YTL. nın tahsilini istemiş, daha sonra talebini 381.780 YTL olarak ıslah etmiştir.
Mahkemece, kal ve tazminatla ilgili harç yatırılmadığı, tapunun da başkasına devri nedeniyle asıl davanın konusu kalmadığından karar verilmesine mahal olmadığına, birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davalı kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
Davacıların murisi Şükrü Kurşun ile Mehmet Çubukçuoğlu arasında re'sen düzenleme biçiminde imzalanan 01.04.1996 tarihli sözleşme 22.04.1996 tarihinde kooperatife temlik edilmiş, 27.12.1996 tarihinde ruhsat alınarak inşaatın yapımına başlanmış, inşaat süresinde tamamlanmadığından arsa sahibinin açtığı dava sonunda sözleşmelerin feshine karar verilmiş, bu karar 11.06.2004 tarihinde kesinleşmiştir. Sözleşmesi feshedildiğinden yüklenici kooperatif gerçekleşen imalat bedelini sebepsiz zenginleşme hükümlerince isteyebilir ise de imalatın arsa sahibinin malvarlığına katkı sağlamış olması gerekir. Oysa mevcut haliyle inşaatın kullanılamayacağı, ekonomik değeri bulunmadığı savunulmuştur. Yaptırılan tesbitte de, iskanın sakıncalı olduğu, yıkılıp yeniden yaptırılmasının daha uygun olacağı belirtilmiştir. Mahkemece alınan raporda, takviye yaptırıldığı takdirde olumlu sonuç alınabileceği görüşüne yer verilmiştir. Bu haliyle inşaatın yıkılıp yıkılmayacağı konusu açıklığa kavuşturulmuş değildir. Ayrıca belediyesinden verilmiş yıkım kararı da yoktur. O hale yapılması gereken iş, yeniden seçilecek üç kişilik uzman bilirkişilerle mahallinde inceleme yapılarak, inşaatın yıkılmadan takviyeyle kullanılabileceği anlaşıldığında takviye masrafı da saptanıp imalat tutarından düşülerek yüklenicinin alacağını hesaplattırmak, tamamen yıkımı gerekiyorsa şimdiki gibi davanın reddine karar vermekten ibarettir (HUMK. 275. Md. 284.Md.). Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik incelemeyle hükme varılması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ve karşı davacı kooperatifin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı-k.davacı kooperatife geri verilmesine, 29.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy