(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Aslan Küçük geldi. Davalı vekili gelmedi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 29.06.2000 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince 05.06.2001 tarihinde davacıya temlik edilen 1.200.000.000.000 TL.lık alacağın bir kısmının ödenmemesi üzerine girişilen icra takibine vaki itirazın iptaline ve takibin devamı ile alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- İtirazın iptali davasında işlemiş faiz miktarı %57 oranı esas alınarak hesaplanmıştır. Oysa davalının borcu nedeniyle icraya ödeme yapıldığı tarihte faiz oranının %57'nin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle 10.01.2003 ile icra takip tarihi arasındaki dönem için işlemiş faiz alacağı %57 ve değişen oranlardan hesaplanmalı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülerek itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmelidir.
Asıl davada nakdi teminat kesintisi ile birleşen davadaki stopaj kesintisine ilişkin talepler bu alacakların ödeme zamanı gelmediğinden bahisle mahkemece reddedilmiştir. Gerçekten de aralarındaki sözleşmelerin 4 ve 15. maddeleri dikkate alındığında teminat ve stopaj alacaklarının asıl iş sahibi İller Bankası ile davalı yüklenici arasında yapılacak kesin hesap sonucu ödeneceği anlaşılmaktadır. İller Bankasının bu kesintileri davalıya ödediği de iddia edilmiş olduğu halde, kesin hesabın yapılıp yapılmadığı ve ödeme hususu araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece İller Bankası'ndan konuyla ilgili belgelerin celbedilerek dava konusu kesintiler davalıya ödenmiş veya kesin hesap yapılıp davalıya ödenmesine karar verilmiş ise davacının diğer alacak talepleri de buna göre değerlendirilmelidir. Karar belirtilen sebeplerle davacı yararına bozulmalıdır.
3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Hüküm altına alınan %40 inkar tazminatı tutarı asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden tahsile imkan verecek şekilde karara bağlanmıştır. Dairemizin istikrar kazanan uygulamalarına göre %40 inkar tazminatının sadece asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanması gerektiğinden kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2. bent uyarınca davacı, 3. bent gereğince de davalı yararına BOZULMASINA, 550,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak vekille temsil olunan davacıya verilmesine, davalı taraf duruşmada vekille temsil olunmadığından yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 06.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy