(1086 S. K. m. 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat F. Atay ile davalı vekili avukat A. Surlu geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edildikten sonra gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık 04.07.1999 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, 21 nolu hak ediş ile 22 nolu hak edişten dolayı alacaklı olduğunu ileri sürerek iki ayrı icra takibi yapmış, takibe itiraz edilmesi üzerine açılan iptal davalarında mahkemece verilen ilk kararın Dairemizce bozulması üzerine bozmaya uyan mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davacı şirket 21 nolu hak ediş alacağını 2000/176 sayılı icra takibine konu etmiş ve alınan bilirkişi raporunda davacının bu hak edişten dolayı alacaklı değil borçlu olduğu saptanmıştır. Davacı kararı temyiz etmemiştir. Bu durumda bu takiple ilgili olarak açılan iptal davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ikinci davada alacaktan mahsup edilmesi doğru olmamıştır.
2- Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında işin kesin hesabının çıkartılması gereğine değinilmiştir. Bozmaya uyulduğuna göre bozma doğrultusunda gerekli araştırmanın yapılması zorunludur. Dosyada mevcut Aydın 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2001/371 Esas sayılı davasında kooperatifin yetkilileri hakkında, görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı açılan ceza davasında kooperatifin zarara uğratılması nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu husus dikkate alınmadığı gibi, özellikle şantiye binasına bu bedel ödenmesi sözleşmeye aykırı ve davacının bu konuda talebi bulunmadığı halde bina bedeline hükmedilmesi doğru olmamıştır. İnşaatta izotuğla kullanılmadığı halde izotuğla bedeline hükmedilmesi yönündeki itirazlar da incelenmemiştir. Blok tuğla kullanılıp kullanılmadığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Yine yanlar arasında taşıma mesafesine ait bir kroki mevcut ise de, sözleşme eki şartnameye göre gerçek taşıma mesafelerinin hesaplamada nazara alınması gerektiği halde taşıma yapılmayan yerlere ait mesafelerin hesaba alındığına dair itirazlar üzerinde de durulmamıştır.
Bunun dışında Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olduğu ve hak edişlere itiraz edilip edilmediği, edilmemiş ise hak edişlerin olduğu gibi kesinleşeceği hususu araştırılmamış, itirazsız kesinleşen hak ediş bedellerinin yeniden kesin hesaba dahil edildiği hakkındaki itirazlar üzerinde durulmamıştır. KDV ile ilgili yeterli açıklama yapılmamıştır. Bu durumda yapılan inceleme hüküm tesisine yeterli görülmediğinden mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda rapor alınmalıdır. Davacının 15.11.1999 tarihi itibariyle borcu bulunduğu halde 15.02.2000'e kadar hesaplanan alacağa nasıl ulaşıldığı da açıklattırılarak oluşacak sonuç dairesinde karar verilmelidir. Bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, 400,00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak vekille temsil olunan davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 17.05.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy