(818 S. K. m. 108, 364)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, davacı tarafından keşide edilerek davalıya verilen bonolardan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödenen iş bedelinin %20 tutarındaki ceza koşulunun tahsiline karar verilmesi istemlerine ilişkindir.
Yanlar arasında 06.01.2005 tarihli adi yazılı sözleşme yapılmıştır. Bu sözleşmeyi davacı iş sahibi, davalı ise yüklenici sıfatlarıyla imzalamışlardır. Davalı yüklenici, sözleşme tarihinden itibaren 10 iş günü içinde teslim etmek üzere beyaz renkli kuruyük brandalı dorse yapımını yüklenmiştir. Sözleşme hükümlerine göre, iş sahibinin ödemesi gereken iş bedelinin (22.000 Euro + KDV) olduğu ve iş bedelinin 2000 Euro'nun avans olarak peşin ödenmesi ve geriye kalan tutarın ise 20 eşit taksit halinde ödenmesi yanlarca kararlaştırılmıştır. Sözleşmede öngörülen işin yapılıp teslim zamanı, 20.01.2005 tarihi olmaktadır. Davacı iş sahibinin işin teslim tarihinden önceki vadeli senet bedellerini ve avansı davalıya ödemiş olduğu çekişmesizdir. Uyuşmazlık konusu olan ve bono olduğu ileri sürülen senetlerin vade tarihleri ise, birer ay aralıklı ve 28.05.2005 ila 28.09.2005 tarihleri arasında kalan vade tarihli olarak düzenlenmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 364. maddesi gereğince; yanlarca başka bir düzenleme kararlaştırılmamış ise; iş bedeli, iş-eserin teslimi zamanında ödenir. Somut olayda Borçlar Kanunu'nun 81. maddesi gereğince öncelikli edimin kapsamında olan avansı ve dorsenin teslimi gereken tarihten önceki taksitleri iş-eser sahibi davacı, davalıya ödemiş bulunmaktadır. Diğer taksitlerin ise, eserin teslimi gereken 20.01.2005 tarihinden sonra ödeneceği az yukarıda açıklandığı üzere, sözleşmede öngörülmüştür. İşin yani dorsenin davacıya teslim edilmemesinin haklı sebepleri, yüklenici davalı tarafından yasal delillerle kanıtlanmamıştır. Eserin tesliminde yüklenici davalı, borçlu temerrüdüne düşmüş olduğundan, davacı tarafından Mersin 3. Noterliği aracılığıyla davalıya gönderilip tebliğ olunan 06.06.2005 tarihli ihtarnameyle yanlar arasındaki sözleşmenin fesih olunduğu davalıya bildirilmiştir. Akdin feshine ilişkin irade beyanı, tek taraflı bozucu yenilik doğuran haklardan olup, karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur. Yanlar arasındaki sözleşme davacı tarafından haklı sebeple bozulduğuna göre, Borçlar Kanunu'nun 108. maddesi hükmü gereğince, davacı iş-eser sahibi verdiğini davalıdan geri isteme hakkına sahip olduğu gibi, ödenmeyen bedeli ödemekten de kaçınabilir. O halde, uyuşmazlığın esasına girilerek taraf delillerinin toplanıp değerlendirilmesiyle varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken; mahkemece davacının ticari defterlerini sunmadığı ve yemin teklifinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 29.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy