(6762 S. K. m. 4) (818 S. K. m. 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve davalının temyiz dilekçesinin süresi içinde, davacının temyiz dilekçesinin süresi dışında verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı vekillerince sunulan 14.03.2007 tarihli dilekçede, davalı lehine avukatlık ücreti takdir edilmemesi gerekirken davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı ileri sürülerek kararın düzeltilerek onanması talep edilmiş ise de; sözü edilen bu dilekçenin mahkemece temyiz defterine kaydının yapılmadığı anlaşıldığı gibi, temyiz başvuru harcının da yatırılmadığı saptandığından ve usulüne uygun şekilde temyiz başvurusunda bulunulmadığından davacı vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmek gerekmiştir.
2- Dava, yanlar arasında yapıldığı ileri sürülen anlaşma gereği, Celfin tankerinin bakım ve onarım işlerinin davacı tarafından yapılması sonucu hak edilen iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Türk Ticaret Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesine iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca bu kanunun 4. kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. içerikli fıkra hükmü eklenmiştir.
Bu düzenleme uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile İstanbulda Denizcilik İhtisas Mahkemesi kurularak faaliyete geçirilmiş ve yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Dava dilekçesi ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davada yanlar arasında kurulduğu ileri sürülen akdi ilişkinin, hukuksal niteliğince Borçlar Kanununun 355. maddesi hükmünde tanımlandığı üzere, bir eser sözleşmesi olduğu açıklıkla anlaşılmaktadır. Eser sözleşmeleri ise, Denizcilik İhtisas Mahkemelerinin görevinin kapsamını belirleyen 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. kitabında yer almamaktadır. Bu sözleşmeler, Borçlar Kanununun 355-371. maddeleri hükümlerinde düzenlenmiştir. Yasal durum bu olunca da; uyuşmazlığın çözümünde Denizcilik İhtisas Mahkemeleri görevli değildir. Bu yasal nedenle, mahkemece yazılı şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte belirtilen nedenlerle davacı vekillerinin temyiz dilekçesinin reddine; (2.) bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 01.07.2008 gününde oybirliğiyle, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy