15. Hukuk Dairesi 2008/7815 E., 2009/6929 K.
"İçtihat Metni"
Dava, BK’nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı yüklenici ödenmediğini ileri sürdüğü iş bedelinin tahsilini istemiş, mahkemece akdi ilişkinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile red kararı verilmiş, verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalıların murisinin siparişi üzerine inşaat yaptığını, fakat bedelinin ödenmediği iddiası ile tahsili için bu davayı açmışsa da, HUMK’nın 288 ve devamı maddeleri uyarınca akdi ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Nevar ki dava dilekçesinin “
“sübut sebepleri”
” bölümünde “
“vesair delil”
” yazmak suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Ancak mahkeme kararının gerekçesinde, davacı ile akdi ilişkiye girdiği ileri sürülen kişinin davalılar murisi olduğundan onun mirasçılarına akdi ilişkinin ispatı amacıyla yemin teklifine hakkı olduğunun davacıya hatırlatılmasına gerek görülmediği belirtilmiştir.
Bilindiği üzere bir uyuşmazlığın çözümü hususunda etkisi olan bir vakıanın kanıtlanması için ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa önerdiği yemine, “
“taraf yemini”
” veya HUMK’da geçen adıyla “
“kati yemin”
” denilmektedir. Yemin teklifine konu edilen vakıa ise karşı tarafın zatından sadır, yani kendisine ilişkin olmalıdır. Bir kimsenin bir şeyi bilmesi ise onun zatından sadır olan fiil nevinden kabul edilir (HUMK’nın 345. m.). Bu kapsamda davalı mirasçılara, murislerinin davacı yüklenici ile somut olaya ilişkin yapmış olduğu anlaşmaya dair herhangi bir hukuki işlemi veya vakıayı bilip bilmedikleri konusunda davacı tarafın yemin teklifine hakkı olduğu açıktır.
Bu itibarla davacı ile davalıların murisi arasında dava konusu uyuşmazlık yönünden akdi ilişki kurulduğuna ilişkin davalı mirasçıların bilgilerinin bulunup bulunmadığı hakkında davalı yana yemin teklifine hakkı olduğu davacı tarafa hatırlatılarak sonucuna göre bir hükme varılması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bendde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 18.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.