(818 S. K. m. 81, 101, 355)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava 29.08.1996 günlü düzenleme biçiminde kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Davacı arsa sahibi, davalı yüklenicidir. Davada inşaatın 01.01.2001 gününde teslim edilmemesi nedeniyle gecikme tazminatının tahsili talep edilmiş, dava ıslah edilerek talep arttırılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, ıslahla arttırılan miktarın kısmen kabulüne karar verilmiş, temyize davalı gelmiştir.
Borçlar Yasası'nın 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinde yüklenici, sözleşmesinde belirtilen tarihte eseri teslim etmekle yükümlüdür. Taahhüt edilen sürede teslim edilmediği takdirde, sözleşmede kararlaştırılan gecikme tazminatını ödemek zorundadır. Kural bu olmakla birlikte teslimattaki gecikme iş sahibinin kusurundan veya tarafların iradesi dışında oluşan mücbir nedenlerden meydana gelmiş ise gecikmeden yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı açıktır (BK. 81. madde). Dava konusu olayda inşaat yapılacak arsa üzerinde, arsa sahibine ilişkin gecekondunun bulunduğu, bu bina yıkılmadığı sürece belediye tarafından inşaat izni verilmediği dosyada mevcut delillerden anlaşılmaktadır. Her ne kadar sözleşmenin imzalanmasından sonra tapunun tamamı davalının mülkiyetine geçirilmiş ise de binanın yıkımı ve işgalcinin tahliyesi için açılacak davanın da uzunca bir zaman alacağı ortadadır. Nitekim davacıya keşide edilen ihtarnamelerde yıkım talep edilmiş iken davacının oğlu olduğu anlaşılan İsmail'in müdahalesini sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Bu sebeple mahkemece eski binadan kaynaklanan makul bir gecikme süresinin saptanması, teslim süresine eklenerek davanın sonuçlandırılması gerekir.
Diğer yandan davalı kooperatif davacıya ilişkin 5 adet dairenin teslim edildiğini savunduğuna göre bu konudaki delilleri de irdelenmeli, var ise teslim tarihini geçmemek üzere tazminata hükmedilmelidir.
Yine davalı gecikme karşılığında davacıya 9.900,00 YTL ödediğini savunmuş, davacı ödemeyi inkar etmiştir. Böyle olunca davacıya yemin teklifine hakkı olduğu ortada iken ve teklif edilen yemin eda ettirilmeden sonuca varılması da usule aykırı görülmüştür. Ayrıca dava gününden önce gönderilen ihtarnamede verilen süre dikkate alındığında davalı 10.01.2005 gününde temerrüde düşürüldüğü durumda faizin daha önceki bir tarihten başlatılması da BK.nun 101. maddesine aykırı bulunmuştur.
Karar belirtilen sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istem halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 22.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy