Mahkemesi:Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, iş bedelinin ödenmeyen kısmının tahsili için başlatılan icra takibinin davalı iş sahibi vekilinin itirazı üzerine durması nedeniyle itirazın iptâli, icra takibinin devamı icra inkâr tazminatı istemleriyle açılmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır. Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde kümes bedeli olarak 7.000,00 TL, bekçi evi için 3.000,00 TL'ye anlaştıklarını, davalının 2.000,00 TL ödeme yaptığını, kalan 8.000,00 TL'yi ödemediğini açıklamıştır. Dava dilekçesindeki kümes yapım bedeli davacıyı bağlayıcı niteliktedir. Davacı tarafça itiraz edilmeyen inşaat mühendisi Muammer Kesici tarafından düzenlenen raporda kümesin yapım bedeli 10.050,00 TL, bekçi evinin yapım bedeli ise 1.712,00 TL olarak belirlenmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde kümesin yapımı bedelinin 7.000,00 TL olduğunu kabul ettiğine göre, bu bedele bilirkişi tarafından belirlenen 1.712,00 TL bekçi evi yapım bedeli eklendiğinde, davacının yaptığı işin toplam bedeli 8.712,00 TL olarak hesaplanmaktadır. Dava dilekçesinde davalı tarafından yapıldığı belirtilen 2.000,00 TL ödeme düşüldüğünde, davalı tarafından ödenmeyen iş bedeli 6.712,00 TL olarak bulunmaktadır. Mahkemece bu miktar üzerinden itirazın iptâli ile icra takibinin devamına karar verilmesi gerekirken, kümes yönünden dava dilekçesinde kabul edilen iş bedeli gözden kaçırılarak, daha fazla miktar yönünden itirazın iptâli ile icra takibinin devamına karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için davalı borçlunun icra takibine itirazında haksız olması gerekir. Likit bir alacağın bulunmadığı bilirkişi raporu ile sonuca varıldığı durumlarda davalı borçlu icra takibine itirazında haksız sayılamaz. Somut olayda da, özellikle bekçi evi yönünden bilirkişi raporu ile sonuca varıldığından ve likit bir alacak bulunmadığından, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin kabulüne karar verilmesi de hatalıdır.
Yapılacak iş, 6.712,00 TL üzerinden itirazın iptâli ile icra takibinin devamına karar verilmesinden ve şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddinden ibarettir.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 20.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.