Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... .... Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, mahrum kalınan kira geliri, cezai şart ile eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tahsili istemleri ile açılmış, mahkemece mahrum kalınan kira geliri ile eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedelleri yönünden davanın kısmen kabulüne, cezai şarta ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki 23.06.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 5. maddesinde inşaatın sözleşme tarihinden itibaren 28 ay sonra iskân ruhsatı alınmış olarak teslim edilmesi, aksi takdirde her villa için yüklenici şirket tarafından arsa sahiplerine aylık 3000 DM cezai şart ödenmesi ile gecikmeden doğan her türlü zararlarının tazmin edilmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmedeki düzenleme cezai şart ile kira kaybının (gecikme tazminatının) ayrı ayrı istenebileceği anlamına gelmemektedir. Arsa sahipleri ancak cezai şartı aşan miktarda gecikme nedeniyle zararları olursa, cezai şart dışında bunların da tahsilini isteyebileceklerdir. Bilirkişi rapor ve ek raporundan sözleşmede kararlaştırılan her villa için aylık 3000 DM cezai şartın villaların getirebileceği kira gelirinin üzerinde olduğu anlaşıldığından, arsa sahipleri villaların teslimi gereken 23.10.1999 tarihi ile 30.07.2005 tarihi arasındaki cezai şartın tahsilini isteyebilir. Cezai şart miktarı belirtilen tarihler arasında bilirkişiler tarafından 2.019.516,48 TL olarak hesaplanmışsa da, davacıların bu konudaki istemleri 1.952.380,00 TL olduğundan, cezai şart isteminin davacıların istek miktarları ile bağlı kalınarak kabul edilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3-Bilirkişiler tarafından hesaplanan 33.029,16 TL kira kaybı 18.11.2005 ile 18.05.2006 tarihleri arasındaki dönem içindir. Davacılar bu davada 30.07.2005 tarihine kadar istekte bulunduklarına göre, bu tarihten sonraki dönem için hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak kira isteminin kısmen kabulüne karar verilmesi HUMK’nın 74. maddesine aykırı olduğu gibi, yukarıdaki bendde açıklandığı üzere davacıların cezai şartı aşan zararlarının bulunmadığı dikkate alınmaksızın bu istemin kısmen kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
4-Bilirkişiler tarafından eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedelleri 410.855,00 TL olarak hesaplanmıştır. Taraflar arasındaki 21.03.2005 tarihli ek sözleşmenin 3/d maddesindeki iki adet villanın kararlaştırılan tarihte işlerin tamamlanmaması durumunda arsa sahiplerine bırakılacağına dair düzenleme cezai şart niteliğindedir. Ek sözleşmede 23.06.1997 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi hükümleri saklı tutulduğuna ve davacılar da ana sözleşmeye dayanarak cezai şart isteminde bulunduklarına göre, ayrıca 21.03.2005 tarihli ek sözleşmeye dayanılarak mükerrer şekilde cezai şart isteminde bulunamazlar. Bu nedenle bilirkişiler tarafından 410.815,00 TL olarak belirlenen eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedellerinin tamamının tahsiline karar verilmesi gerekirken, yükleniciye ait iki adet villanın arsa sahiplerine bırakıldığının kabulü ile bu villaların imalât bedelleri düşülmek suretiyle, kalan miktarın eksik ve kusurlu işlerin giderilme bedeli olarak tahsiline karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bendde belirtilen nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2. bent uyarınca arsa sahipleri, 3. bent uyarınca yüklenici şirket, 4. bent uyarınca da taraflar yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekâlet ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 28.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.